SEÇİME GİDERKEN -2-
SEÇİME GİDERKEN -2-

SOSYAL GÖSTERGELER

Dünkü yazımda erken seçim üzerinde durup, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik göstergelerden örnekler vermiştim. Bu gün de, sosyal ve diğer göstergelerden örnekler sunmaya çalışacağım.

1-Eğitimimiz tam bir fiyasko: Sürekli “sil baştan” oynanıyor. 93 yılda 73 bakanın değiştiği Milli Eğitimde son 15 yılda 6 bakan değişti.

2-Hapishaneler doldu: Denetimli serbestlik dâhil 550 bini aşkın tutuklu ve hükümlü var olup, yeni 174 adet hapishane yapılıyor.

3-İnsanımız mahkeme kapılarında: 2018 itibariyle, 16 milyonu icra ve iflas olmak üzere 25 milyon dava dosyası var. 

4-Ahlaksızlığın her türlüsü kapalı mekânlardan sokaklara taştı: Lezbiyen ve homoseksüel gibi sapkınlar yasal dernek kurarken AB hatırına zina suç olmaktan çıkartıldı.

5-Aileler paramparça: Son 10 yılda evlenenler azalırken, boşananlar % 30 arttı.

6-Toplumdaki kardeşliğin yerini kavga, kargaşa, hakaret ve kutuplaşma aldı.

7-TBMM ve siyaset meydanları arenaya döndü.

8-Tv kanalları ve medyanın büyük bölümü, haber yerine yandaşlık yapıyor.

9-Uyuşturucu kullanımı ilkokul çağına kadar indi.

10-İçki, zina, hırsızlık, dolandırıcılık, kap-kaç olayları ve her türlü istismar günlük olaylar haline geldi.

11-Tahammülsüzlük, çekememezlik, çarpıtma ve iftira meziyet sayılır oldu. 

12-Kumar çeşitlendi ve millileşti,

13-Domuz eti marketlere kadar girdi.

14-Rüşvetin adı hediye, iltimasın adı dava dayanışması oldu.

15-Kadına şiddet olaylarının önü alınamıyor.                                     

DİĞER HUSUSLAR

1-Eğitim tam bir keşmekeş: Sürekli “sil baştan” oynanıyor. 93 yılda 73 bakanın değiştiği Milli Eğitimde son 15 yılda 6 bakan değişti.

2-40 küsur yıldır AB kapısında bekliyoruz: 50 yıldır 33 fasıldan sadece bir fasıl açıldı. Ama biz hala AB kapısında bekleyip duruyoruz.

3-Etrafımız ateş çemberi: (Komşularla sıfır politika derken, dostlar bile düşman oldu. Irak’ta, Libya’da ve Suriye’de akan kan ve gözyaşında payımız var.)

4-İsrail’i kınama laftan öteye gitmiyor: Gazze’de abluka ve ambargo devam ediyor. Gazze’de hala elektrik ve hastane yok.

5-Kudüs işgal altında: Hükümetimiz Doğu Kudüs’ün Filistin’in başşehri olduğunu ilan ederek Kudüs’ü ikiye bölmüş oldu. Hâlbuki Kudüs bir bütündür ve Filistin’in Başşehridir. Mavi Marmara kara bir leke olarak duruyor. (İsrail katliam için özür dilemedi. Şehitlerin kanı 20 milyon $’la değiştirilerek İsrail’le normalleşme antlaşması yapıldı.)

6-Hak, hakikat, adalet ve ahlak ayaklar altında: şahsi menfaat peşinde olmak meziyet oldu. Bu durumu Sanayi Bakanımız Sayın Nihat Ergün şöyle ifade etmişti: Rüşvetin adı hediye, irtikâbın adı bağış ve hayır- hasenat, iltimasın adı dava dayanışması oldu. Yine aynı bakanımız: “Milli gelirimiz arttı, yollarımız, hastanelerimiz, evimiz ve arabamız daha iyi ama daha temiz, daha dürüst ve daha ahlaklı bir toplum haline geldiğimizle övünemiyorum.” diyor. Diyanet işleri başkanı ise bu durumu “Dindarlığımızı sorgulamalıyız” şeklinde özetliyor.

7-ABD, ülkemize karşı hasmane tutumuna devam ediyorken: Sayın Cumhurbaşkanımız hala ABD’yi stratejik müttefik bilerek, BOP eş başkanlığını devam ettiriyor.

8-Göç durmuyor, köyler boşaldı: (2017 yılında en çok göç veren iller arasında ilimiz birinci olurken, sadece son 3-4 yıl içinde doğu ve güneydoğu Anadolu’muzdan batıya göçenlerin sayısı üç milyonu geçti. İç göçten daha acısı ise beyin göçünde de dünya da birinci sıraya oturduk.)

9-Topraklarımız ekilmiyor, tarım bitti: 2002 yılında ekilebilir toprağımız 24 milyon hektar iken, bu rakam son 15 yılda 20 milyon hektara düşmüştür. Yani 4 milyon hektar toprağımız tarım dışı kalmıştır. Bu rakam Belçika, Hollanda ve İsviçre’nin toplam yüzölçümlerinden fazladır. İşte bunun için buğdaydan samana, nohuttan pirinç ve mercimeğe kadar ithal eder olduk.

10-Hayvancılık can çekişiyor: Son bir yılda ithal edilen et miktarı 200 bin tonu bulurken, canlı hayvan ithalatı da bir milyona yaklaştı.

11-İlimizde: 5000 insanımızın çalıştığı Se-na Tekstil gitti. Sigara fabrikamız yıkıldı. Şeker Fabrikamız satıldı. Hava alanımız kapandı. Tokar-Niksar ve Niksar–Ünye yolumuz yılan hikâyesine döndü. Çamlıbel tüneli unutuldu. Turhal-Tokat tren yolundan hiç ses seda yok.

Yarın üçüncü bölümde ÇARE ve DEĞİŞİKLİKLE nelerin değişebileceğinden bahsetmek üzere sağlıcakla kalınız. 31.05.2018

                                                                        Nizamettin Aydın