MAHALLE BEKÇİLERİ OLSUN YANİ!
MAHALLE BEKÇİLERİ OLSUN YANİ!

Bir olay anlatalım! Kırkbadallar sağ olsun kamu kurumu eliyle daha rahat inilebilir, çıkılabilir bir hale getirildi. Mahalle sakinlerinin şimdi gözü kesiyor, çıkmaya da inmeye de. Diğer yandan, gençlerin, kızlı-erkekli daha ortaokul, lise çağı öğrencilerin oturduğu, sigara içtiği, fısıl fısıl konuştuğu ve hatta cilveleştikleri mekanlardan biri oldu! Daha da acısı, yaşı başı 30'u, 40'ı bulmuş insanların zaman zaman alkol içtikleri, kafa buldukları ortama dönüştü. Mahallenin çocukları sokakta oynamak için çıkıyor! Geçtiğimiz gün akşamı, Cami hocası akşam namazını kıldırmak üzere gelirken kırkbadallar başında içki içtiklerini gördüğü 3 kişiye "gençler burada kötü örnek oluyorsunuz..." diye ikaz etmeye kalkmış. Vay sen misin ikaz eden! "İşine bak, sana ne! Keyfimize engel olamazsın" diye yanıt vermekle kalmayıp ikisi cebinden çıkardıkları bıçaklarla hocanın üzerine yürümüşler. Hoca, can telaşıyla çareyi kaçmakta bulmuş, peşi sıra koşmuşlar. Mahallenin bakkalı, konu komşu dışarı çıkmış, çocuklar paniklemiş... Etme tutma derken hocayı azmışlara bırakmamışlar... 
Şimdi... Vatandaş yahut da hoca, muhtar, konu komşu... elinde yetki olmayan biri "ne desin? ne etsin? En akılcısı güvenlik, kolluk güçlerine bildirmek tamam da, kolluk gücü dahi gelince, arsız yüzsüzlere "gidin burdan!" demekten öte ellerinden bir şey gelmiyor. Arsız yüzsüz işte, meydan boşalınca yine bildiğini okuyor. Eskiden her mahallenin genci, abisi vs. vardı. Mahalleye itin kopuğun musallat olmasını önlerdi. Şimdilerde bu da mümkün değil... Adamlar tam bir musallat... Kanunların caydırıcılığı göz korkutmuyor. Şikayetçi olanın, dövenin başına bela oluyor... Yani, toplum bu tür musallat kişilere, arsız yüzsüzlere top yekün bir tavır almalı. "Bana ne, neme lazım" dememesinin yolu bulunmalı. Bu musallat tiplere fırsat vermeyecek bir sistem mutlaka olmalı! Aksi halde yakmaya devam edecekler suçsuz günahsız birilerinin başlarını... MAHALLE BEKÇİLERİ OLMALI YANİ!