NEREDE  KALMIŞTIK…?
NEREDE KALMIŞTIK…?

24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimleri, Türk siyasi tarihinde bir milat olarak yerini almıştır.

Milletvekilleriyle birlikte ilk defa Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilmiştir.

            Süreçte, “Denge/fren” kuşkularını taşıyan, ama parlamenter sistemin de hepten sıfırlanmadığı, bize has bir Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle tanışıyoruz.

            Geçmişten bugüne Türk tarihi işlevsel olarak birçok yönetim şekline evirilerek süregelmiştir. Bu minvalde de süre gidecektir inşallah.

            Her sistem gibi, yönetim mekanizmaları da günün ihtiyaçlarına göre değişimi öngören bir özelliğe sahiptir.

            Olaylara ve sorunlara bazen ‘neden, niçin’ eksenli bir bakış, yarar yerine zarar verir. Meselâ, gelinen noktada, “ Parlamenter sistemden neden vazgeçildi?” sorusunun pratikte bir anlam ve değeri yoktur artık.

            Aksine, yeni sistemden biz millet olarak azami, “nasıl” yarar sağlayabiliriz? Sorusuna yoğunlaşmak daha anlamlı ve değerlidir.

            Zira hayat doğru anahtarlar gibi, doğru sorulara çözüm ve başarı imkânı sunar.

            Bütün yönleriyle bir seçim dönemini geride bıraktık.

            Dün, bütün öğretileriyle ve mesajlarıyla dünde kaldı. Bundan sonra ki duruş ve bakışımız geleceğe dönük olmalıdır.

Allah, seçim sonuçlarını ülkemiz, bölgemiz, Türk İslâm dünyası ve insanlık alemi için hayırlı ve uğurlu eylesin.

Dediğimiz gibi;

 GÜN, dünü değil, bugünü konuşma günüdür.

GÜN, doğasında olan gerginlik, ve strese rağmen kazasız, belasız, kavgasız, gürültüsüz bir seçimi atlattığımız için, milletimizle gurur duyma, Allah'a sonsuz teşekkür etme günüdür.

GÜN, kılıçları kınına koyma günüdür.

GÜN, sövgü maskemizi çıkartıp, övgü, saygı ve sevgi maskemizi takma günüdür.

GÜN, seçim cephesinden, geçim cephesine dönme günüdür.

GÜN, şikâyetlenme değil, şükretme günüdür.

GÜN, millete kızmak değil, milletin ferâsetine güvenme günüdür.

GÜN, suçlu arama değil, "ben/biz nerede hata yaptım/yaptık?" deme günüdür.

GÜN, "her şeyde bir hayr vardır." deme günüdür.

GÜN, "Sizin, şer bildiklerinizde hayr, hayr bildiklerinizde şer vardır. Siz bilmezsiniz Allah bilir." Hükmüne inanma günüdür.

GÜN, bütün dünyaya, nedenlere niçinlere sığınmadan, "bir seçim ancak böyle yapılır" dedirtme günüdür.

Olaylar biter, olgular yaşanır, hayat yine devam eder.

Ve en önemlisi gün:

"NEREDE KALMIŞTIK.?" deme günüdür.