TEKİRDAĞ'DAN  MESAJ  VAR.
TEKİRDAĞ'DAN MESAJ VAR.

TEKİRDAĞ'DAN  MESAJ  VAR.

Abdulkadir  TÜRK

“Akıl sonradan ah çekmek için değil, düşünüp tedbir almak içindir.” Mevlana

                Tekirdağ’da elim bir tren kazası yaşadık dün.

                5 vagonun raydan çıkmasıyla meydana gelen kazada şimdilik, 24 vatandaşımız yaşamını yitirdi, 124 vatandaşımız da yaralandı.

                İnşallah can kaybı artmaz.

                Benzeri her türlü acımız son bulsun dileklerimizle, Allah hak vaki olan canlarımıza rahmet, yaralılarımıza acil şifalar versin. Ailelerinin ve milletimizin başı sağ olsun.

                Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının açıklamasına göre kaza, aşırı yağışlar nedeniyle, menfez ve raylar arasında ki toprağın boşalmasıyla meydana gelmiş.

                Sayın Cumhurbaşkanımız, kazanın her boyutunun  araştırıldığını açıkladı.

                Geçmişte yaşadığımız geniş boyutlu benzer kazalarda yetkililerden klasikleşen açıklamaları çok duyduk.

                Genellikle olayların henüz psikolojik etkisi ve sıcaklığı soğumamışken heyecanla yapılan, açıklama ve vaatler çoğu kez unutkanlığımızın kanıksama hafifliğine kurban gidiyor maalesef.

                 Bu gerçekler gösteriyor ki, sağlıklı ve güvenli bir toplum yaşamı için, fikir ve inanç boyutunda   paradigmal bir evrime ihtiyacımız var.

                İnandık iman ettik, ölüm Allah'ın emridir.

                Lâkin kazalarda mı Allah'ın emridir.?

                Yaratmak kadir-i mutlak, Allah'ın takdir ve tasarrufundadır.

                Tamam, bunda kuşkumuz yok elhamdülillah.

                İnsanı  ilgilendiren tedbir boyutunu bırakıp, haşa her suçu takdir sahibi Allah'a rücu etmek bir kayıtsızlık, saygısızlık değil de  nedir.?

                İlgili bakanlığın açıkladığı kaza nedeni, bir masumiyet karinesi midir.?

                Her şey karşılığı ile, karşıtı ile anlam kazanmaz mı evrende.?

                Kazanın hesabını raylar, menfez, toprak ve aşırı yağan yağmur mu verecek şimdi.?

                Eğer açıklandığı gibi kazaya sebep aşırı yağan yağmurlar ise, bunun hesabının yapılmadan ray, menfez, toprak gibi alt yapı korunaklığının sağlama alınması gerekmez miydi.?

                Bu durumun, görev ve sorumluluklar bağlamında bir tek izahı vardır. O da tedbir alma, denetleme, hesap sorma, hesap verme noktalarında ciddi bir yönetim ve yönetişim zaafının varlığıdır.

                Kul ve kamu haklarına sirayet eden benzer olaylarda yabancı ülkelerde hesap veren, bedel ödeyen örneklere ülkemizde  niyeyse hiç rastlamıyoruz.

                Gelişmiş ülkelerde de bu tür kazalar oluyor savunması, sorumluluklarımızın üzerine çekilen iyi niyet süngeridir sadece.

                Sonuçları nedenlerden ayrı izah edemeyiz. Kader deyip işin içinden de çıkamayız.

                Deprem, sel ilâhi kazalardır, amenna.

                Lâkin, zararlarını en aza indirmek de  insanın tedbirlerine bağlı değimlidir.?

                Hâl böyleyken.

                Şimdi, Tekirdağ faciasında bir teknik ve tedbir kusuru varsa bu, ihmâl ve gaflettir, başka bir şey değil.

                Yani teknik donanımla, alt yapıyla, sürücü ve ekipmanla  vs ilgili bir kusur var mıdır.?

                Varsa gereği yapılmalıdır.

                Yoksa amenna, takdir deyip çıkarsınız işin içinden.

                Unutmayalım tedbir almak, sorunları çözmekten her zaman kolay ve ucuzdur.