ULUSAL SÜT KONSEYİ ÜRETİCİNİN KAFASINI KARIŞTIRIYOR
ULUSAL SÜT KONSEYİ ÜRETİCİNİN KAFASINI KARIŞTIRIYOR

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ulusal Süt Konseyi’nin 27 Temmuz 2018 tarihindeki toplantı sonrası ardı ardına yaptığı açıklamaların çiğ süt fiyatı konusunda üreticinin kafasını karıştırdığını bildirerek, “Ulusal Süt Konseyi (USK), Konsey’de varılan anlaşmaya uygun hareket etmeli ve üzerinde anlaşılan fiyatı açıklamalı, herkes o fiyata uymalıdır” dedi.

            Bayraktar, yaptığı açıklamada, Türkiye’de hayvancılığın, ağırlıklı olarak sınırlı gelir elde eden küçük işletmelerde yapıldığını, bu işletmelerin yaşamasının sektör açısından çok önemli olduğunu belirtti.

“Çiğ süt fiyatı sürdürülebilir üretimi desteklemelidir”

            Bu çerçeveden bakıldığında, çiğ süt fiyatlarının sürdürülebilir üretimi desteklemesi gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Ülkemizde, Ulusal Süt Konseyi, çiğ süt tavsiye fiyatını belirlemektedir.

            Ulusal Süt Konseyi 27 Temmuz 2018 tarihinde yaptığı toplantı sonrası, ‘Soğutulmuş çiğ süt üretici tavsiye fiyatı yüzde 3,6 yağlı ve yüzde 3,2 proteinli çiğ süt için 1,70 TL/Litre olarak belirlenmiştir’ şeklinde açıklama yapmış, daha sonra yaptığı ikinci açıklamada, ‘15.08.2018 – 31.12.2018 dönemine ait yüzde 3.6 yağ ve yüzde 3.2 proteinli soğutulmuş çiğ sütün bir önceki dönemde 1.53 TL/Litre olan tavsiye fiyatı, Merkez Bankası’nın uyarısıyla 15 Ağustos 2018’den geçerli olacak şekilde 1.70 TL/Litreye yükseltilmiştir’ şeklinde değiştirmiştir.

            Bunun üzerine konu tarafımızca takibe alınmış, Ulusal Süt Konseyi Başkanı Sabit Karaca ile görüşülmüş ‘kendilerine uyarı yapan Merkez Bankası yetkilisinin kim olduğu, neden fiyatların değiştirilerek sitelerinde ilan edildiği sorulmuş’, Sabit Karaca, yanıt olarak ‘bu kafa karışıklığının bir kaç güne giderileceği, gerekli açıklamanın yapılacağını’ ifade etmiştir. Aynı akşam yani 1 Ağustos 2018 tarihinde Konsey tarafından üçüncü açıklamada bulunulmuş, ‘Ulusal Süt Konseyi 27 Temmuz 2018 tarihinde sektör paydaşları ile bir araya gelerek çiğ süt tavsiye fiyatı toplantısı yapılmıştır. Buna göre; soğutulmuş çiğ süt tavsiye fiyatı yüzde 3,6 yağlı ve yüzde 3,2 proteinli çiğ süt için 1,70 TL/Litre olarak belirlenmiştir’ ifadeleri kullanılmıştır.

            Konsey, yaptığı ilk açıklamada, ‘üretici tavsiye fiyatı’ ibarelerini kullanması, kamuoyunda tavsiye fiyatın ‘net’, ‘üreticinin eline geçecek fiyat’ olarak anlaşılmasına neden olmuştur. Toplantıda yapılan görüşmelerde de bu durum teyit edilmiştir. Üretici, gayet doğal olarak net litre başına 1 lira 70 kuruş alacağı kanısına varmıştır. Daha sonra bunun brüt fiyat olduğunu ima eden açıklamalar kafa karışıklığına neden olmuştur. ‘Merkez Bankası’nın uyarısıyla’ ibaresi de Merkez Bankası’nın olaya dahil olduğu 1,70 TL/Litre olan net fiyatı, brüte çevirdiği kanısı doğmasına yol açmıştır.”

“Merkez Bankası’nın fiyata müdahalesi söz konusu olmamıştır”

            Bütün bu gelişmeler üzerine Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya ile görüştüğünü, Merkez Bankası olarak Ulusal Süt Konseyi kararına bir müdahalelerinin söz konusu olmadığını öğrendiğini bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:

            “Merkez Bankası Başkanı Çetinkaya ile görüştüm. ‘Ben USK üyesi değilim, süte müdahalemiz olmamıştır’ dedi. Önemli olanın sürdürülebilir üretim olduğunu belirtti. Bu ifadeyle USK, inandırıcılığını kaybetmiştir.

            Ulusal Süt Konsey’in aynı konuda ardı ardına üç defa açıklama yapması bile sürecin iyi yönetilmediğini göstermektedir. Konsey üretici başta olmak üzere her kesimin hak ve menfaatlerini korumak, süt sektörünün geleceğini planlamak, sorunlarını beraberce aşmak için kurulmuştur. Bu yapısını korumalı ve buna uygun hareket etmelidir. Üreticinin alın teri korunmalıdır.

            Bu süreçte Konseydeki üretici birliklerinin sözünün geçmediği, üreticilerin söz hakkının olmadığı anlaşılmıştır. Üretici birliklerinin aleyhine süt fiyatı düşürülmeye çalışılmıştır. Üretici maliyetinin arttığı dikkate alınmamıştır.

            Bakanlık ve üretici birliklerinin üretici maliyetinin arttığı görüşünün aksine, Merkez Bankası bahane edilerek süt fiyatları düşürülmeye çalışılmıştır. Süt Konseyi güven kaybetmiştir. TZOB olarak işte bu nedenle Ulusal Süt Konseyi’nden çekildik. Konseyden neden çıktığımız bu süreçte daha iyi anlaşılmıştır. Ulusal Süt Konseyi bu yapıyla hayatına devam edemez, Konsey’in yapısı değiştirilmeli daha etkili bir hale getirilmelidir. Söz hakkı olmayan üretici birliklerinin de Ulusal Süt Konseyi’nde kalma nedenini anlayabilmiş değiliz.

            1 lira 70 kuruşluk fiyata Merkez Bankası’nın müdahale ettiğini ifade ederek 1 lira 60 kuruşa çekmeye çalışan USK, inandırıcılığını kaybetmiştir. 1 lira 70 kuruşluk fiyat da üreticiyi kurtarmazken, bu fiyatı brüt 1 lira 70 kuruş açıklayıp, üretici fiyatını 1 lira 60 kuruşa çekmenin sektöre vereceği zararı herkesin iyi hesap etmesi lazım. Ulusal Süt Konseyi’nde belirlenen, üzerinde anlaşılan fiyat açıklanmalı ve herkes o fiyata uymalıdır.

            TZOB olarak toplantı öncesinde uzmanların dile getirdiği 1,5 süt/yem paritesine göre olması gereken fiyatı açıklamış ve üreticinin eline 2 lira 6 kuruş geçmesi gerektiğini bildirmiştik. Bu açıklamamızın arkasındayız. Şu andaki fiyatlara göre 1,5 süt/yem paritesiyle olması gereken üretici çiğ süt fiyatı 2 lira 7 kuruştur. Son dönemde döviz kurundaki değişimler hammaddede dışa bağımlı olan yem sektöründe maliyetleri artırmıştır. Ziraat Odalarımızın kayıtlarına göre, 2017/2018 Temmuz döneminde, yüzde 18 proteinli süt yeminin fiyatı yüzde 27,3, yılın yedi aylık bölümünde ise yüzde 21,7 oranında artmıştır. Süt hayvancılığı açısından elektrik de önemli bir maliyet kalemidir. En son 1 Ağustos 2018 tarihinden geçerli olmak üzere hayvancılık işletmelerinde elektrik fiyatlarına yüzde 13,9 zam yapılmıştır.”

“Maliyet artışlarına tedbir alınmalı”

            Bayraktar, hayvancılık işletmelerinin, yükselen yem fiyatları ve elektrik gibi diğer maliyetlerdeki artışlar nedeniyle uyarı verdiğini, maliyet artışlarına tedbir alınması gerektiğini, fiyatların bu seviyede seyretmesi halinde sektörde damızlık hayvanların kesilmesinin kaçınılmaz olacağını belirtti.