"SAĞLIK BİR-SEN HİÇBİR SİYASİ PARTİNİN ARKA BAHÇESİ OLMAYACAK"

Sağlık Bir-Sen Genel Başkanı Hasan Önür, "Sağlık Bir-Sen hiçbir siyasi partinin, hiçbir kamu bürokratının yan kuruluşu, arka bahçesi olmayacak." ifadelerini kullandı.

            26 Haziran 2018'de yapılan kongre sonrası Sağlık Bir-Sen genel başkanlığı seçilen Hasan Önür, "Yeni yönetim kurulumuzda görev alan Sayın Yıldırım Akgül, Sayın salim Gürel, Murat Aba Ramazan Karadeniz Ali Kala gibi kıymetli yol arkadaşlarımızla yeni bir yola çıkmış bulunmaktayız. Sendikamızın bağlı bulunduğu MESK Genel Başkanımız Sayın Muzaffer Kala liderliğinde güzel çalışmalar yapacağımıza inanıyorum." dedi.

            Sendikacılığa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Önür, şunları kaydetti:

            "Malumunuz olduğu üzere, özellikle batılı gelişmiş ülkelerde yüz yıldan daha eski olan ve hayli iyi diyebileceğimiz şekilde yol kat etmiş sendikal faaliyetler bizim ülkemizde hayli gecikmeli olarak ancak 90'lı yıllarda hayata geçebilmiştir. Ülkemizde de, üzerinden her ne kadar ortalama otuz yıl gibi azımsanamayacak bir süre geçmiş olmasına rağmen sendikacılık hak etmiş olduğu aşamaya gelememiş, gerek işçi sendikacılığında, gerek memur sendikacılığında üyeleri adına ihtiyacı karşılayabilecek adımlar atılamamıştır. Çok üzülerek belirtmeliyim ki, bugün yüz binlerce üyesi olan bazı sendikalarımız, isimlerinden çok, bazı siyasi partilere yakın ve hatta yandaş olmalarıyla bilinmekte tanınmaktadırlar. İşçi sendikalarımız ciddi parasal rant kaynağı, memur sendikalarımız ise ciddi siyasi rant kaynağı halini almışlardır. Ülkemizde milyonlarca işçi asgari ücretle evini geçindirmeye mahkum edilirken, o işçilerin bağlı bulunduğu sendika yöneticileri lüks makam arabalarıyla, lüks malikanelerde şatafatlı yaşamlar arabalarıyla, lüks malikanelerde şatafatlı yaşamlar sürmektedirler. Yine milyonlarca memurumuz bir takım haklarını alamadan neredeyse fakirlik sınırının altında, açlık sınırına hapsedilmiş iken, sendika yönetimleri kendilerine yakın olan kimselere makamlar sunmakta, adeta yine saltanat yaşamı sürmektedirler. Hal böyle olunca da, sendikacılık ülkemizde amacına hizmet etmiyor diyebiliriz. Hele hele birde yandaş sendikacılık, parti sendikacılığı aldı yürüdü ne yazık ki. Siyasi partilerin ya da onlara yakın sendika, ya da sendikaların, ya da sendikalara yakın siyasi parti olamaz olmamalıdır. Sendikaların var olma nedenleri bellidir. Sendikalar, üyeleri olan insanların, çalıştıkları özel sektör ya da kamu kurumlarına karşı başta ekonomik olmak üzere özlük haklarının iyileştirilebilmesi için meşru zeminde mücadele ederler. Bu nedenle sendika yönetimleri, her siyasi parti ve her kamu kurumuyla diyalogu olmalı, her kuruma eşit mesafede bulunmalıdır. Oysa günümüzde ülkemizde siyasi iktidarlara ve bazı siyasi partilere yakın olmaya çalışan, o kanaldan kendilerine siyasi rant elde etmeye çalışan sendikalar ve sendikalar üzerinde tahakküm kurmaya çalışan siyasi partiler var. Bu görüntü sendikacılık anlayışını derinden zedelemekte, özellikle kamu görevlilerinin sendikalara bakış açısını negatif anlamda etkilemektedir. Bu gün üye sayısı fazla olan kamu görevlileri sendikalarına üye olan çalışanların çoğunluğu sendikalara tehdit altında ve mevki makam rüşvetiyle üye olmaktadırlar. Bizler MESK ve SAĞLIK BİR-SEN olarak bu anlayışı yıkmak, çalışanların sendikalara güvenini yeniden yıkmak, çalışanların sendikalara güvenini yeniden sağlamak, sendikacılığı bu gün bulunduğu sahte ve başarısızlıklarla dolu mecrasından alarak özüne, doğal haline döndürebilmek için zorlu bir mücadeleye başlamış bulunmaktayız. SAĞLIK BİR-SEN hiçbir siyasi partinin, hiçbir kamu bürokratının yan kuruluşu, arka bahçesi olmayacak. Sağlık bir sen, sadece üyelerimizin sendikal haklarını nasıl kazanabilir, üyelerimizi ekonomik ve özlük hakları bakımından nasıl refaha kavuşturabiliriz diye kafa yorarak sıkı bir mücadelenin içinde olacağız. Zor bir yola girdiğimizin, yorulacağımızın, yıpranacağımızın bilincindeyiz. Ancak süreç ne kadar zorlu olursa olsun inandığımız davamızdan geri adım atmayacak, en ücra beldemizde ki üyemize varıncaya dek sendikamızın her ferdinin haklarını sonuna kadar savunacak, bu mücadeleden asla taviz vermeyeceğiz. Bizim derdimiz mevki makam derdi olmayacak. Bizler üyelerimiz arasında, bizim için önemli önemsiz üye ayrımı asla yapmayacak, her üyemizi en az kendimiz kadar önemli kabul edecek, her hangi bir üyemize makam ihdas edebilmek mücadelesine girişmeyeceğiz. Bizler, ülkemizde neredeyse tamamen çökmüş olan liyakat sisteminin yeniden inşası için mücadele edeceğiz. Çünkü özellikle kamu görevlilerinin yaşamış oldukları en önemli sorunların başında liyakat sisteminin çökmüş olması ve bu bağlamda kamu kurumlarının yönetimlerinin bazı siyasal sendikaların çokta verimli olmayan üyelerine, adeta sanki sadece onların hakkıymışçasına adeta altın tepside sunulmuş olması gelmektedir. Peygamberimizin hadisinde de belirtildiği üzere “işin Peygamberimizin hadisinde de belirtildiği üzere “işin ehline verilmesi” önemli bir mücadele konumuz olacaktır. MESK yönetimi, sendikacılığın duayeni rahmetli Mehmet Akif İNAN’ın yol arkadaşlarından oluşan tecrübeli ve nitelikli insanlardan oluşmaktadır. Yani yol arkadaşlarımıza olan güvencimiz tamdır. Burada gerek sendikacılık adına, gerek sağlık bir sen adına, gerekse kamu görevlilerinin sorunları adına söylenebilecek çok şey var ancak buna zaman yok. Bizler derdimizi, zamanla ve yaptığımız icraatlarla anlatacağız üyelerimize ve halkımıza. Bu hususta en önemli desteği ve yardımı da siz değerli basın emekçilerinden beklediğimizi ifade etmeliyim. Bu vesileyle tüm basın medya mensuplarının geride kalmış olan gazeteciler gününü ve yakında kavuşacağımız mübarek kurban bayramını kutluyorum."