EDEBİYAT PENCERESİNDEN MEDENİYET
EDEBİYAT PENCERESİNDEN MEDENİYET

Medeniyet toplumun temel taşlarını oluşturan başyapıt bir kavramdır. Kökleri toplumun örf adet ve geleneklerine dayanır. Yaşanan toplumun değerler mekanizmasıdır.

Edebiyat ve kültür kavramı bazında medeniyeti ele alacak olursak öz değerlerimize sahip çıkmakla medeni olunur kanısındayım. Bizim Yunus’umuz, Âşık Veysel’lerimiz, varken batı özentili yazar ve şair merakı medeniyetten uzak öz kültürüne yabancı bir toplumla karşılar bizi.

 

Kimin dilinde şükür kimin dilinde niyaz
Gökyüzü sırılsıklam kalbi yaksa da ayaz
Karaları aklarız kâğıdımız bembeyaz
Alıp kalemi ele yazmaya da başlarız

 

                Öz değerleri ile harmanlandığımız ülkemiz, vatanımız, toprağımız, medeniyet beşiğimizdir bizim. Önce taşlara yazılan kalemle ve kâğıtta hayata dair iz bırakan nice eserlerimiz var. İşte Edebiyatta tarih gibi yaşadığımız hayatı daha anlamlı daha feraset gözüyle bakabilmemizi sağlayan yürek ve kalemin birleştiği bir medeniyet işaretidir. Seyahatname gibi çağın yollarına ışık tutan bir Evliye Çelebi, Şeyh Galip’in eserleri yazıyı medeniyetle buluşturan yol gibidir. Edebiyatçıları gelişmiş bir toplum medeniyet üzerinde belirgin en iz bırakan toplumlardır.

 

                Edebiyatla işlenmeyen bir medeniyet düz bir dünyadan ibarettir. İyilik, güzellik, yararlılık, verimlilik, gibi kavramların tek düze olumsuzluklarla işlediği bir toplumda medeniyetten söz edilemez.

 

                Erdemli bir toplumun inşası medeniyetle mümkündür. Din olgusu ve inanmanın getirdiği teslimiyetle özdeşleşen bir millet kendini çağın gereklerine göre değerler eğitiminin süzgecinden geçirmelidir. Manevi unsurların göz ardı edildiği bir toplumda medeniyet sağlanamaz. Her ne kadar medeni olduğunu savunanlalar varsa da.

 

Medeniyiz diyerek Kaf dağına özenen;

Haktan yana kör sağır bozuldu hüsnüniyet!

Hani nerde tevazu ve inançla bezenen?

İnsanca yaşamaktır aslolan medeniyet!

 

                Diyerek bu savunmalara bir gerçeklik şiirin penceresinden bir edebi bakış kazandıralım istedim.Mehmet Akif İnan'ın dediği gibi ‘'Şiir dengeler insanı’’.Tüm sivrilikleri, abartmaları törpüleyen, düzleyen şiirdir. İfrat ve tefritin meddi cezirleri, hayr vasatına şiirle girer.'