KURT MİSALİ
KURT MİSALİ

Günümüzde sevgilerin beraberliklerin paylaşımların kişisel çıkarlar üzerine kurulu
olduğu, kavganın ve gürültünün buradan kaynaklandığı bir gerçek. Hal böyle olunca çıkarlarımıza ters düşen işimize gelmeyen her şeyden bir bir kendimizi uzaklaştırdık ve yanlızlaştık. Artık herkes yalnız yaşıyor ve yalnızlıktan şikâyetçi olsak ta beraberliklere tahammülümüz yok artık. Kopuk yaşamak daha kolay çünkü egomuzu beslemenin ve sorumluluk almadan yolda yürümenin cazibesinin etkisiyle farkına varmadan ömür gelip geçiyor yalnızlıklar içinde..
                  Oysa ki aklımızı kullanıp kişisel mutluluğun yanında bütünün mutluluğu için şartları kabul ederek ortamdan kopmadan kendimize bir yer edinmek, fedakarlıklarda bulunmak bir insanın en büyük erdemi olsa gerek. İnsanlık değerlerinin unutulduğu bir zamanda, değer olarak atfettiklerimizin aslında boş şeyler olduğunu görmek için biraz etrafımızda olup bitene bakıp, doğadaki yaşamı gözlemleyen bilim insanlarının anlatılanlara kulak verirsek içine düştüğümüz çıkmazlardan kurtulacak bilgiye ulaşmanın hiçte zor olmadığını görürüz. Kendi iç dünyamıza dönüp değerlendirme yapmak için biraz çaba sarfetmemiz  ve düşünmemiz gerekiyor.
                Bilim insanlarının kurt sürüsü üzerinde yaptığı gözlemlerden çıkarttıkları sonucu bizimle paylaştıklarında insanlığımdan utandım tüylerim diken diken oldu gözlerim doldu.
Kurtlar vahşi doğada evcilleştirilemeyen hayvanlar olarak özgürce sürü halinde yaşarlar.Tek eşlidirler. Yavrularına çok iyi bir eğitim vererek büyütürler ve sürüyü yöneten bir liderleri vardır.Sürüdeki lider seçiminde iki kurt arasındaki mücadele güç savaşına dönüşür ve uzunca bir savaştan sonra kurtlardan birisi pes eder ve geri çekilir ,sırt üstü yatıp boynunu ayakta kalan kurda uzatır.Bunun anlamı şudur "Ben sana teslimim senin üstünlüğünü kabul ediyorum sürünün bekası için kavgadan gürültüden vazgeçiyorum ve geri çekiliyorum.İstersen beni şu anda öldüre bilirsin "der.Bunu gören kurt ayağının altındaki yorgun ve bitap düşen teslim olan kurdu parçalaya bilecekken onun yaşamasına ve sürüde kalmasına izin verir.Böylelikle lider seçimi yapılmış olur ve herkes sürüdeki yerini bilir ve bütünün sürdürülebilirliği ve mutluluğu için elinden geleni yapar.
                İnsanlığını unutan insanoğluna bazen hayvanlar yol gösterir.Ademin iki oğlu arasında geçen kardeş kavgasında Kabil'in Habil'i öldürmesi ve sonrada pişmanlık duyup ben ne yaptım demesi ve Karganın Kabile yol göstermesi gibi.İnsan fıtratıda güzele güzelliğe yönelecek şekilde yaratılmıştır.Hayvanlar alemindeki bu örneği alıp insanlar alemine taşıdığımızda ve aile ortamına uyarladığımızda evlilik müessesindeki iktidar savaşını kazanmaya çalışan iki gücün mücadelesini buna benzete biliriz.Yani  bugünkü evliliklerde ki çatışmaların sebebinin benliğimizden kaynaklandığını düşünüyor ve evliliğin devamı bekası ve huzuru için güçlerden birisinin yani eşin geri çekilmesi boynunu uzatması teslim olması bu evliliğin yürümesi için göstermiş olduğu fedakarlığın diğer güç olan eş tarafından doğru  algılandığında, bu erdemli davranış karşısında bütünün hayrına iş yapmak için ailedeki bireylerin kendilerini gerçekleştirmesi huzuru ve mutluluğu için gücünü harcar ve aile saadeti için çalışır.Yeri geldiğinde erkek yada kadın geri çekilmeyi bilmek lazım. Bu davranışı doğru algılanmayıp evet ben senden üstünüm artık güç bende deyip diğerini aşağılayan gerekli özeni göstermeyen o fedakarlığı göremeyen kişinin  id egosuyla "ben sizin babanızım (veya annenizim )ben ne dersem o olur" mantığıyla devam ederse orada bütünün hayrına hiç bir şey gelişmez ve kavgaların çatışmaların yaşandığı insanlık dışı aile dramlarının yaşanmasına sebebiyet verir. Bu döngü taa ki birileri bu gerçeği fark edene kadar sürüp gider, ömür gelip geçer.
                   İnsan sosyal bir varlıktır. İnsanlarla birlikte yaşamak için dünyaya geliriz.Bize çevremizdeki insanlar yol gösterir.Ya nefsimize uyar birbirimizi öldürürüz yada bütünün bir parçası olduğumuzun idrakine varır,birbirimiz için yaratıldığımızın farkındalığıyla bütünün hayrı için   yapabileceğimizin en yücesini yaparız, yani bu bazen boyun eğmek ,teslimiyet göstermek ,fedakarlık, paylaşmak, sabır, bazende koşulsuz sevmek  gibi iyi işlerdir.Bütün bu bilgilerden sonra bilimin,doğal hayatın ve Kur-anı Kerimin bize gösterdiği örneklerden yola çıkarak kendimize çeki düzen vermeliyiz.Aile içinde yapılan güç iktidar savaşlarında bazen kadın bazen erkek lider olabilir.Bilmediğimiz konularda geri çekilmeyi bilmemiz ve bilene yol vermemiz gerektiğinin ne kadar erdemli bir davranış olduğunu görmeliyiz .Körü körüne inad edip ayak diremenin erkeklik güç elden gidiyor, kılıbık olacağım korkusuyla kadına zulüm etmenin aslında o kişideki eksiklikten kaynaklandığını görme zamanı gelmedimi artık.Yılanın başını baştan ezmek gerekir diyenlerin korkularıyla yüzleşme zamanının geldiğini düşünüyor ve herkesi  bilgiye davet ediyorum.Kur-anı Kerimin bize söylediğine göre kurtuluşta olanların "Onlar her şeyi dinlerler ve  sözün en güzeline uyarlar işte onlar Allah'ın hidayete erdirdikleridir.İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir."ayetinin gerektirdiği en üst bilinç düzeyiyle hareket edip, sözü Velsır süresindeki ayetlerle bitirmek istiyorum. "Yaşadığın çağa yemin olsun ki insanlar mutlaka bunalımda ve ziyandadır. Ancak iman edenler, iyi işler yapanlar, birbirine hakkı tavsiye edenler bunun dışındadır."  diyor. Herşeyi bizim için yaradan rabbime bizide kendisi için yarattığını bilip kurt misali boyun eğip teslimiyet göstermek aklın en güzel icabıdır diye düşünüyorum.
Sevgiyle kalın güzelliklerde buluşmak dileğiyle...
Dünya Köylüsü
    Ayla Bağ

Maide -5.süre 27 .ayet kur-anı kerim(habil ve kabil )
Asır -103.süre1.2.3.ayetleri
Zümer -39 süre 18.ayeti(onlar sözün en güzeline uyarlar)