"EKONOMİK GELİŞMELER DIŞ GÜÇLERE BAĞLANMAMALI"

CHP Parti Meclis Üyesi Semra Dinçer Türkiye'de yaşanan ekonomik gelişmelerin dış güçlere bağlanmasını doğru bulmadığını söyleyerek, "Bugün derin bir ekonomik kriz yaşıyoruz ama AKP iktidarı bu yaşadığımız ekonomik krizi dış güçler tarafından Trup'ın söylem ve yaptırımlarından dolayı meydana geldiğini söylüyor. Ama asıl sebebin bu olmadığını Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının birçoğu bunun bilincinde." dedi.

            Ekonominin düzenlemesi için parti olarak 13 maddelik çözüm önerisi hazırladıklarını belirten Dinçer, "CHP olarak acil çözüm önerileri ürettik. Çünkü bu ülke bizim ülkemiz. Batan gemi dedikleri yerde hep birlikte batıyoruz. Çocuklarımızın geleceği yok oluyor." dedi.

 

            CHP Parti Meclis Üyesi Semra Dinçer ve Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, beraberinde CHP İl Başkanı Ali Menekşe, Merkez İlçe Başkanı Ender Ergün ve partililer ile Tokat'taki STK'ları ziyaret ederek, CHP Genel Merkezince ekonominin rahatlamasına yönelik oluşturulan 13 maddelik eylem planını anlattı. CHP Genel Merkezince 81 ilde planlanan ziyaretlerde STK'larla yapılan istişareler sonucunda bir rapor oluşturulması ve çözüm önerilerinin genişletilmesi hedefleniyor.

            Ziyaretlerin ardından CHP il binasında düzenlenen basın toplantısında ziyaretlere ilişkin bilgiler verildi. CHP Tokat İl Başkanı Ali Menekşe, Türkiye ekonomisinin dar boğazda olduğunu, bu nedenle CHP Genel  Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla 13 maddelik bildiriyi tüm STK’ları ziyaret ederek paylaşacaklarını ve ekonomiyi düzgün bir seviyeye çıkarmak için çalışacaklarını söyledi. Menekşe bu bildiriyi Türkiye’nin geleceği için iktidara sunduklarını ifade etti.

ÜLKEMİZİN BÖYLE OLMASI HEPİMİZİN YÜREĞİNİ İNCİTİYOR

            CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz ise “Ülkemizin içinde bulunduğu durumu hepimiz net bir şekilde görüyoruz. Türkiye ekonomisi gerçekten çok kırılgan bir durumda. Kontrol ve denetimden çıkmış keyfiyete dayalı ve bizim başından beri itiraz ettiğimiz denetimsiz ve hızla dikta rejimine doğru giden Türkiye Cumhuriyeti ekonomisinin ülkemize 81 milyon yurttaşımızın geleceğine yönelik verdiği tahribatı gördük. Bu tahribata iktidar çok soyut bahanelerle ‘Rahip Krizi’ dedi. Bunun çok inandırıcı olmadığını hepimiz biliyoruz. Ta ki 2018 yılı başından beri iktidarın bu konuda hiçbir veriyi yeterince kontrol etmeden bu ülkeyi erken seçimle kurtaracağını zannedip bu noktaya geldik. Bunun temel nedeni sadece ekonomi değil. İktidarın ortak akılla Türkiye’de paydaş olan meslek odaları ve sivil toplum örgütlerini yok sayıp onları baskıyla sindirerek ülkede yok ettiği liyakat sisteminin acı sonucu. İktidarın, daha önce sizlerle de paylaştığımız 2016 yılı sonunda yayınladığı orta vadeli planda dolara 2018 yılı sonu itibariyle biçtiği bedel 3.20 kuruştu. 2018’in daha 8. Ayında doları takip etmekte hepimiz zorlanıyoruz. Başımız dönüyor. Bu ülke bizim. Aynı gemide yolculuk yapıyoruz. Ülkemizin böyle olması iktidar partisinden ya da bu ülkeyi yöneten tek adamdan çok hepimizin yüreğini incitiyor. Bu ülkenin bizlere bir emanet olduğunu, bizden sonraki kuşaklara bırakacağımızı ekonomisiyle eğitimiyle kimseye muhtaç etmeden bırakmanın görev ve sorumluluk olduğunun bilinciyle hükümete bir takım uyarılarda bulunduk. Bu konuda gerek Genel başkanımız gerek parti meclisimiz 2 kademeli adım attık. Ama iktidarın ortak aklı önemsemeyişinin sonuçlarını birlikte yaşıyoruz." diye konuştu.

"DIŞ ŞOKLARA KARŞI ÇOK ETKİLENEN BİR EKONOMİK YAPIMIZ VAR"

            CHP Parti Meclis Üyesi Semra Dinçer, Türkiye'nin derin bir kriz yaşadığını ancak bunun dış güçlere bağlanmaması gerektiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

            "Yaşadığımız ekonomik kriz ve bu kriz için aldığımız önlemleri sivil toplum kuruluşlarına, sendikalara anlatmak için buradayız. Bütün gün sivil toplum kuruluşları ve sendikaları ziyaret ettik. Onlara genel başkanımızın yaşanılan krizi aşmak adına oluşturduğu 13 acil eylem maddesini anlattık. Ekonomik krizi AKP hükümeti dış güçlere bağladığı için Genel Başkanımız 9 soru sormuştu, 'ekonomik krizin sebebi dış güçler miydi?' diye. Evet, bugün derin bir ekonomik kriz yaşıyoruz ama AKP iktidarı bu yaşadığımız ekonomik krizi dış güçler tarafından Trup'ın söylem ve yaptırımlarından dolayı meydana geldiğini söylüyor. Ama asıl sebebin bu olmadığını Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının birçoğu bunun bilincinde. Bugün ziyaret ettiğimiz esnaf odalarımızın da bunun bilincinde olduğunu gördük. Çünkü bunu yaşayan birebir vatandaşlarımız. Ocak ayından beri böyle büyük bir dalganın geleceğini zaten görüyorlardı. Kırılgan bir ekonomiyle devam ediyoruz. Dış şoklara karşı çok etkilenen bir ekonomik yapımız var. Evet bir rahip krizi çıktı. Bu krizin çıkmasıyla birlikte bizim TL birimimiz yüzde 30 değer kaybetti. Fakat Amerika Birleşik Devletleri Meksika sınırına duvar çekme söyleminde bulundu, gerçekleştirecekti. Çok ciddi bir ekonomik yaptırımdır duvar çekme. Meksika ekonomisi buna rağmen yüzde beş etkilendi, değer kaybı yüzde 5 oldu. Türkiye'de sene başından beri bunun göstergeleri vardı. Faiz yüzde 11 oranında artış gösterdi bugüne kadar, TL'nin değer kaybı da yüzde 43 buçuk. Ama asıl rahip krizinden sonra kaybettiğimiz para değerimiz yüzde 23, faiz oranı da yüzde 4 buçuk arttı. Faiz oranı kontrolsüz artıyor, TL kontrolsüz bir şekilde düşüyor, dolar kontrolsüz bir şekilde artıyor ama işsizlik oranı da bir o kadar katlanıyor. Bugün Türkiye'de 6 milyon işsizimiz var. Bunların yüzde 30'u genç işsiz, 10,6'ya tekabül ediyor bu oran ve günden güne katlanıyor. Bugün üretici enflasyon oranı yüzde 32, tüketici enflasyon oranı 17,9. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak dış söylemlere karşı iktidarla aynı fikirdeyiz, yaptırımların uygun olmadığını söylüyoruz fakat; ekonominin bunlardan dolayı bu hale gelmediğini de söylüyoruz. Bunun için CHP olarak acil çözüm önerileri ürettik. Çünkü bu ülke bizim ülkemiz. Batan gemi dedikleri yerde hep birlikte batıyoruz. Çocuklarımızın geleceği yok oluyor. Bunun için acil şekilde bir şeyler yapmamız gerektiğini biliyoruz, çözüm önerilerimizi ürettik. Çözüm önerilerimizin kimisi kısa vadede kimisi orta vadede sonuç gösterecek. Enflasyon oranı işsizlik diyoruz ama biz fakirleşiyoruz baktığımız zaman. Sene başında 10 bin 924 lira olan kişi başına gelir şimdi 6 bin liraya indi. Günden güne fakirleşen bir ülke, yanan mutfak.. Evet, mutfağa ateş düştü. Bugün bir esnaf kardeşimiz eşinin alış veriş listesi verdiğini ve ortalama 160 lira tuttuğunu, şimdi o listenin 320 lira olduğunu söyledi. Arada çok ciddi fark var. Bu yaşanan krizin kasım ayına doğru belirtilerini daha fazla göstereceği kanaatindeyiz. Biran evvel sorunları çözmek adına sivil toplum kuruluşlarından fikirlerini önerilerini aldık, raporlarını okumalarını istedik. Biz de Tokat genelinde edindiğimiz izlenimleri rapor edeceğiz. 81 ile bu görev verildi. 81 ilde parti meclis üyeleri, vekilleri dağıldı, bütün illerde bu şekilde ziyaretler gerçekleşecek. Daha geniş bir çözüm önerisi oluşturacağız. Biz muhalefet partisiyiz, biz bu ülkenin umuduyuz, kalesiyiz diyoruz. O zaman bu ülkenin yaşaması için, çocuklarımızın geleceği için ekonominin düzelmesi için elimizden ne geliyorsa yapmak zorunda olduğumuzu biliyoruz. Biz ivedilikle çözüm önerilerini ürettik ve vatandaşlarımızda da bu öneriler doğrultusunda çaba göstermelerini bekliyoruz, hükümetimizden de bunu bekliyoruz. Bu ülke, bu vatan, bu gelecek hepimizin, buna sahip çıkmalıyız."