Kağıt krizi
Kağıt krizi

Kağıt krizi 
Yada YANLIŞ İŞLEYEN ÖZELLEŞTİRME mekanizması...

Kağıt fabrikaları Kapanmak için mi ÖZELLEŞTİRİLDİ? 
Bu soruyu hepimiz sormalıyız. 
Doğru sonuca doğru sorularla varabiliriz.

İyi bir takip mekanizması oluşturulamayınca rant vb araya girince suistimale uğrayabiliyor. İyi niyetli teşebbüsler yozlaştırılıyor.. 
Anlaşılıyorki
Satın alan daha başka niyet ve maksatla satın alıyor.

İzmit SEKA kapatıldı. Belediyeye devredildi. Park yapıldı.
Giresundaki fabrika da kapatıldı. Fabrika daha verimli hale getirileceğine yerinde TOKİ binaları yükseldi.
Balıkesir SEKA'nın akibeti henüz belli değil.
Somut değeri bilirkişi ve mahkeme raporlarına göre 52 milyon dolar iken 1 milyon 100 bin dolara satılmış. Neyse ki 
Yargı bu satışı iptal etmiş. Şimdi tekrar fabrika halinde üretime başlayacakmış. İnşaallah sekteye uğra/tıl/maz

Yanlış bir el üretim yapan tesislerin "özelleşme " adı altında kapatılmasını sağlıyor. Neticede DIŞARIYA bağımlı hale geliyoruz. Sonuçta özelleşmenin bu amaca hizmet ettiği görülüyor. 
Gelişmeler Bizi bunu söylüyor.
Mesela Sıgara fabrikalarımızın özelleştirildi ve bir bir kapandılar..

Kağıt kritik bir ürün. Kağıt deyip geçmeyin.Stratejik bir ihtiyaç. OKULLARDA Eğitim bile yapamazsınız.
Son zamanlarda özelleşen Şeker gibi. Şeker fabrikalarımızın kapandığını düşünün. Gıdada yediden yetmişe çok şeyde dışa bağımlı hale geliriz Allah korusun.

Türkiye'nin kağıt ihtiyacını büyük ölçüde karşılayan SEKA Kağıt Fabrikaları kapatıldıktan sonra gazetelerin tamamı yurtdışına muhtaç hale geldi. Türkiye'de gazete kağıdı üretilmiyor. Yurtdışından ithal edilen kağıt ise son zamanlarda krize girdi. Kapanan gazete ve dergiler var. Top kağıt fiyatları ikiye üçe katlandı. Ders kitapları ve eğitimde de sıkıntılar başgöstereceği aşikar. Ailelerin kırtasiye masraflarının ikiye üçe katlanacağı aşikar. 
Temel temizlik ve ihtiyaç malzemelerinden olan tuvalet kağıdına da son günlerde peş peşe zam geldi.

Yanlış İşleyen Özelleştirme; ülkenin varını yoğunu satma gibi bir garabet arzediyor. 
Aslında çeşitli kavramlarla bizi kandırıyorlar.

Mesela özelleştirme kavramı İngiltere ve ABD'den sonra Türkiye'ye geldi. Küreselleşme kavramı da böyle. Oralarda üretilir, biraz tartışılır ama uygulanmaz. Neden o ülkelerde "özelleştirme" kavramı uygulanmaz.?

Ufuksuz ve çapsız siyasilerimizin ve aydınlarımızın/basının hala büyük ölçüde bu dış destekli "aklın" güdümünde olduğu anlaşılmaktadır.

Dış destekli yoğun propaganda gizli üstü örtülü siyasete yön vermeye devam ediyor..
Uyanma zamanı !.... 
"Özelleşme" yolu ile ülkenin dışarıya muhtaç hale getirilmesinin planlandığı ve böyle krizlere hazırlandığını artık görmeliyiz.

İnşallah bu son krizler uyanmamıza vesile olur. Stratejik ürünlerin özelleştirilmesinin tehlikesini anlamış oluruz.