KİM DOST -1-
KİM DOST -1-

KİM DOST -1-

Milletlerin varlığı tarihidir. Tarihini bilmeyen ya da onu inkâr eden topluluklar millet olamaz. Ülkelerin, milletlerin hayatında hep tarih tekerrür ediyor. Bunu en net şekilde yaşayan Türk Milleti’dir. ABD bizim stratejik üyemiz, NATO üyesiyiz. Yarım asrı aşkın bir süredir müttefikiz. Ne yapıyor bu mütteffikimiz? Bizi bölmeye çalışan terör örgütü PKK, PYD ile iş tutuyor. Onlara silah veriyor. Bu örgütlerle her alanda iş birliği yapıyor. Biz bu durumu 1800’lü yıllarda yaşamadık mı? O zaman dünyanın süper gücü İngiltere idi. Avrupa Devletler Topluluğu kurulmuştu ve Fransa, İngiltere, Avusturya, Rusya buranın üyesi. Osmanlı İmparatorluğu parçalanmama uğruna bu birliğe üye olmaya çalışıyor. İngiltere ve Fransa’nın isteğiyle verilen azınlık hakları, bizi parçalanmaya adım adım götürüyordu. Bizi Ruslarla savaştırıyorlardı. Önce yanımızda duran İngiltere, savaş ortamında Ruslarla iş birliği yapıyordu.

1854 yılında Ruslar, Tuna Nehri kıyısındaki silistreyi kuşatır, önce yanımızda olan İngiliz ve Fransızlar savaş başlayınca işi yavaştan alırlar. Fakat 10.000 kişiyle 80.000 kişilik Rüs ordusunu perişan ederiz. Ruslar geri çekilirler. Masaya oturup Ruslardan savaş tazminatı ve her türlü tavizi alacakken, İngiliz ve Fransızlar bizimkileri de ikna edip Sivastopol’a saldırırlar. Bu savaş kırım harbidir. Çok yorucu ve kayıp verilen bir savaştır. Sivastopol alınır ve savaş kazanılır. Fakat Osmanlı madden bitmiştir. Bu savaştan sonra Osmanlı borç para almaya başlar. (1854)

Sözde dostlar, bizi rahat bırakmazlar. Demokrasi, insan hakları, azınlıklar diye diye seçimi yaptırırlar. 1877’de ilk meclis toplanır. İki ay sonra Ruslar bize savaş ilan eder. Bize dost görünen malum devletler el altından Rusları teşvik eder. Bu da tarihte 93 harbi dediğimiz savaştır. 1877’de savaşa gireriz. Bu savaş Osmanlı’nın sonunu hazırlar. İngiltere’nin bu savaştan beklentisi şudur; Osmanlı yenilsin, masaya oturulsun ve İngiltere aslan payını alsın. Dostumuzun bakışı budur. Nitekim Ruslar İstanbul’a kadar gelir, Yeşilköy’ü (Ayestefanos) alır. İngiliz ve Fransızlar devreye girer ve orda durdurulurlar. Ayestefanos Antlaşması yapılır. Bu bir felakettir. Ama Rusların bu kazancını gören İngiltere yeniden Berlin Antlaşmasını toplatır. Bu masada İngilizler, Fransızlar hatta Almanlar da vardır. Bu antlaşmadan sonra Kıbrıs İngilizlere bırakılır. Hatta diğerleri de savaşta olmadıkları halde kazanan olmuşlardır.

Bugün ABD aynısını yapmıyor mu? Bizim milli birliğimize kasteden FETÖ’yü Pensilvanya’da besliyor. FETÖ’cü subaylarla Rus uçağı düşürülüyor. Bizi Rusya ile savaşın eşiğine getirdiler. Irak, Suriye, Libya ve Mısır’ı istikrarlaştıran ABD değil mi? Suriye’de, Irak’ta, Libya’da akın kanın sorumlusu kim? Arap dünyasını ölen kim? İsrail’in geleci için Ortadoğu’da silah kullanan, savaşan ABD, bu savaşın masrafları diye Suudi Arabistan’a, körfez ülkelerine fatura kesen yine ABD. Bütün bunlar Siyonistlerin planlaması ve uygulaması değil mi? Düşmanımız çok da dostumuz kim? Bir büyüğümüzün sözünü hatırlıyorum. “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.” Ne kadar doğru bir söz.

Biz bir zamanlar dünyanın hâkimi, Osmanlı’nın varisleriyiz. Bu şerefli mirasımız bizim hep dikkatli olmamızı, tarihimizle yüzleşmemizi gerektiriyor. Kimin ne kadar dost, ne kadar düşman olacağını orda görürüz. Suriye’de yaşananları, son olarak İdlip’deki gelişmeleri ona göre değerlendirmeliyiz.

 

Duran Evren