İLKLER TEKLER VE KIRLAR ŞEHRİ TOKAT
İLKLER TEKLER VE KIRLAR ŞEHRİ TOKAT

İLKLER TEKLER VE KIRLAR ŞEHRİ TOKAT

           Sizin hiç memleketinize 40 yıl dışarıdan bakıp sonra içine girip olup bitene şahitlik etmişliğiniz oldu mu? Bir insanın doğduğu şehri sevmesi için ne gerekir? İki yaşında ayrıldığım bu topraklardan zaman zaman edilen ziyaretlerle hiçbir zaman göbek bağını koparmayan bu süre içinde ki gözlemlerimle başka memleketlerin insanıyla kendi memleket insanını kıyaslama imkânı bulan şanslı insanlardan biri olarak görüyorum kendimi.

          Dünya üzerinde  bazı seçimler sizin elinizde değildir.(anne baba, doğum, ölüm, memleket)gibi. Elimizde olmayan sebeplerden biz sorumlu değiliz. Bizim sorumlu olduğumuz bilinçli yaptığımız tercihlerdir. Eğer yaşadığımız coğrafyada balık misali çarka dönüyorsak bu boşa olmamalı. Bize yüklenen sorumlulukların bilinciyle hareket etmeliyiz. Bu toprakların bize yüklediği bozulmamış bilinçle hareket etmek ve dünya insanlığını mayalandırmak bu topraklarda doğanların boynunun borcudur diye düşünüyorum. Davranışlarımızla, sözlerimizle ve fikirlerimizle insanlar üzerinde iz bırakıp güzelliğin inşasında ilkleri tesis edebiliriz.

              Hemşerim memleket nire? Sorusuna Tokat'lıyım dediğinizde, ilk olarak Tokat'lılar çok dürüst olur sözünü muhakkak duyarsınız. Bunun yanında cömert olurlar elleri açıktır, merttirler, adaletlidirler onların olduğu yerde huzur sevgi mutluluk baş gösterir. Feyz kaynağının göbeğinde doğan,  cömert toprakların beslediği bozulmamış gıdalarla beslenen insanının karakterinin fıtrat ayarında dosdoğru olduğunu, çalışkan üreten hile bilmez yapısıyla hala güncelliğini koruması şu çivisi çıkmış dünyada bu coğrafyanın Nuh’un gemisi özelliklerini taşıması, organik ve doğal yönleriyle insanlık için bir kurtuluş yeridir diye düşünüyorum. Bu bağlamda "Dünyada Türkiye Türkiye’de Tokat" sözünü çok anlamlı ve manidar buluyorum. Sanayileşmenin getirdiği robotlaşmanın son haddini yaşadığımız şu çağda köy kalabilmenin köylü olabilmenin en doğal halini yaşarken otantikliğimizi koruyup zulümden kaçan birçok millete barınma sığınma yeri olup güzelliği arayan mülteci canlara can olan hayat veren bu topraklar çok kıymetli. İnsanlık ailesinin bir mozaiği olan bu şehir her türlü aşkın ateşini tutuşturmada bir kıvılcım olmaya devam etmektedir. Bal rengindeki ballıca mağarasında görebileceğiniz dünyanın en uzun sarkıt ve dikitlerinin oluşturduğu şekillerin vermiş olduğu mesajı okumaya bu topraklarda şahitlik edebilirsiniz. Turizm alanında otelciliğin dünya üzerindeki İLK örneklerini, Eğitim alanında dünyada İLK üniversitenin , Anadolu’daki İLK Türk İslam camisinin izlerine  rastladığımız eserleri, 900 adımda 900 yıllık tarihe  9 saatte şahitlik ederken uygar insanlık tarihinin kadına verdiği değeri göstermek adına Mustafa Kemal Atatürk'ün  "Ey Kahraman Türk Kadını Sen Yerlerde Sürünmeye Değil Omuzlar Üstünde Taşınmaya Layıksın " sözünün vücut bulduğu yöre halkı tarafından içselleştirilerek halk oyunlarına yansıtılmış dünyada İLK ve TEK olan omuz halayının bu şehirde sergilenmesi ve yiğit delikanlıların omuzlarında yükselen kahraman Anadolu kadınının onurlu ve erdemli duruşuna şahitlik etmek için Tokat'a gitmek gerek. Eğer bir yeri yeniden inşa etmek istiyorsanız oraya muhakkak bir Tokat'lının gelmesi gerekir. Bir zamanlar polemiğe sebep olan Abbas Güçlü'nün söylediği " illa ki Tokat'lı mı olmak gerek " sözüne cevaben evet illa ki Tokat'lı olmak gerek diyerek noktayı koyuyorum.

             Bütün bu güzelliklere şahitlik etmek için Dönekse’ye gelmeden önce Bayraktepe köyünden şöyle bir tatlı huzur almak ve zümrüt taşından yapılmış gerdanlık gibi duran danişmentlilerin baş şehri Niksar ovasına  bakmak bir yudum suyundan içmek ve KIRK kızlara selam vermek için, Artova, Sulusaray'da tarihin köklerine ermek Sebastiapolis şehrini gezip şifalı sularında çimmek için, güzelliği arayan canlara vatan olan Yeşilyurt'u gezmek için, Almus Barajında yüzmek tufan tepesinde çay içmek yaylalarında koşmak için, Hep bir hallı Turhallıyız demek için, Pozantı Vadisi’nden göğe yükselmek, Zinav Kalyonu’nda derinlere dalmak, Selemen Yaylası’nda değiş tokuş yapmak için, tütünün ve yaprağın vatanı Erbaa yaprağıyla sarılmış sarmayı yemek  için, Mahperihatun Kervansarayı’nda bir mola vermek ve Ballıca Mağrası’nda  yer altını keşfetmek için, Türkiye'deki İLK dolma kaleye sahip muhterem anlamına gelen Zile ilçesini geldim gördüm sevdim demek için, Gıj Gıj dağından şöyle bir selama durup, asumana baş kaldırmış meydan okuyan korkusuz duruşuyla Tokat Kalesi gibi dimdik duran insanını tanımak ve tanış olmak için, güneş şehrindeki dünya köyünün muhtarılığını  görmek için, Arif Nihat Asya’nın Şiirinde bahsettiği Tokat'ın Kırklarını görmek ve bu şehre duyduğunuz hayranlık karşısında kırkların ağzından "Ey Arif senide aramıza alalım kal da 41 olalım" sözünü işitmek için Tokat'a gitmek gerek. Sevgilerimle.

Güzelliklerde buluşmak dileğiyle...

Dünya Köylüsü

   Ayla Bağ