HALİT  (YAHUDİLER) SOKAĞI
HALİT (YAHUDİLER) SOKAĞI

HALİT  (YAHUDİLER) SOKAĞI

Sulu sokaktan çarşıya iniyordum. Müzenin altından sola döndüm. Ulu camii yanından geçen sokağa girdim.  İki tarafı tarihi ahşap binalar olan bir sokak burası. Bu binalar restore ediliyor. Çalışmalar hızla devam ediyor. Tamamlanmış olanlar var. Yeni yıkılarak yenilenmeye hazırlananlar var.  Yıkım olan yerlere taşıt ve yayaların girmemesi için şerit çekilmiş. Bazılarından çok toz çıkıyor.

                Toza girmemeye, üstüme bir şey düşmemesine dikkat ederek yürüyorum. Yaşlı birisi, dikkatle yapılan evlere ve devam eden çalışmalara dikkatle bakıyordu. Yanına yaklaştım:

-Bu sokağın adı ne?

-Yahudiler Sokağı.  Evler dıştan güzel görünüyor. İçleri nasıl oluyor bilmiyoruz.

-İçleri dışı kadar güzel olmaz. Ankara’da örneklerini öyle gördüm.

                Belediyemizin beğendiğim hizmetlerinden biri olduğunu belirttim.   Yapılan masrafı da yerinde buldum. Bu benim kişisel görüşüm. Farklı düşünenler olabilir. Saygı duyarım.

                Eve geldiğimde sosyal medyada bir tartışma gördüm. Tarihi Taş köprünün üstüne asfalt döküldüğü aslına uygun olmadığı tartışılıyordu. Çok ilginç yorumlar yapılıyordu. Bunlar arasında çok eleştiriler vardı, hatta "yıkmadıklarına şükredelim.” Diyorlardı.

                Ben yorumumda: Yahudiler sokağındaki tarihi evlerin restore edilmesine sevindiğimi yazdım. Bir takipçim "Halit sokağı" diye düzeltmiş.  Ben de yorumumu düzelttim. Yanlışlık yoktu. Sokağın adı değişmiş ben ve sorduğum yaşlı adam bunu bilmiyorduk.

                Bilmiyorum demek olmaz. İnsanın hiç bilmediği tek şey, neleri bilmediğini bilmemesidir.

                Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine Tanıklık etmiş Sulu sokak, aynı zamanda şehrin merkezinde yer alıyor. Ermeni, Rum ve Yahudilerin yaşadığı bu bölgeden günümüze sadece sokağın adı kalmıştır. Vaktiyle o sokakta  sinagog ve kilise yan yanaydı.  Camilerle bir arada bulunuyordu. Tokat Yahudileri zengin, dinlerine bağlı, kadınları, kültürlü ve yerlere kadar uzun elbiseler giyerlerdi.  Osmanlı imparatorluğunda olduğu için Yahudilerde, haremlik ve selamlık vardı. Tüm mahalle Yahudi Mahallesi ve sokağı olarak anılırdı. Aynı sokakta camilerde bunların yakınındaydı. Ancak 1940'lı yıllarda varlık vergisi nedeniyle sinagog ve kiliseler yıkılmıştır.

                Bu üç inanç sahibi insanlar iç içe yaşıyorlardı. Aralarında hiç sorun yoktu. Kadınları beraber hamama giderler, yıkanmaları saatler sürerdi. Yahudi kadınlar saçlarını taramak için paralı yardımcı kadınlar tutarlardı. Tokat elmasını çok yediklerinden daha gür saçlı ve daha güzel kadınlar oldukları söylenir.

                Yahudi kadınları herkesten hamarat olurlardı. Konuk severlerdi. Yıllar sonra Tokat’ta Yahudiler azaldı. Çoğu İsrail’e taşındı. Tokat Yahudileri gibi tüm İspanyadan kovulan Yahudiler ve onların torunları Sultan II. Beyazıt’ın iyiliklerini hiç unutmazlar.  15-09-2018