EĞİTİMCİLERİN TALEPLERİ İLETİLDİ
EĞİTİMCİLERİN TALEPLERİ İLETİLDİ

Eğitim-Sen Tokat Şubesince 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü dolayısıyla düzenlenen programda eğitimciler bir araya geldi. Grand Alin Otelde düzenlenen programa Tokat Milletvekili TBMM İdare Amiri Kadim Durmaz da katıldı. Programda eğitim sorunlarıyla ilgili görüş alışverişinde bulunuldu, eğitimcilerin talepleri iletildi.

            Programın açılış konuşmasını yapan Eğitim-Sen Tokat Şube Başkanı Hakan Gümüşdoğan, 5 Ekimin Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO tarafından 1994 yılında Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edildiğini anımsattı.

            Türkiye’de öğretmenlerin ülkenin dört bir yanında, her türlü olumsuz koşullarla mücadele ederek, görevlerini yerine getirmeye çalıştığını belirten Gümüşdoğan,

            "OHAL KHK’leri ile kamudan ihraç edilen eğitimcilerin sadece 1600’ü, başka bir ifade ile yüzde 3,84’ü Eğitim Sen üyesidir. Sendikamız üyesi 1221 öğretmen, 358 akademisyen ve 21 yükseköğretim idari personeli OHAL KHK’leri ile ihraç edilmiştir. İhraçların %96'sı diğer eğitim sendikalarının üyeleri ve sendikasızlardan oluşmaktadır. Hukuksuz KHK ihraçları ile çok sayıda eğitim ve bilim emekçisi mağdur edilmiş, farklı alanlarda çalışmaları engellenerek sadece çalışma hakları değil, aynı zamanda yaşam hakları da hedef alınarak, adeta ‘sivil ölüme’ mahkum edilmişlerdir. Yaşanan hukuksuzlukları giderecek mekanizmaların olmaması, yaşanan sorunları ve mağduriyetleri daha da derinleştirmiştir." ifadelerini kullandı.

Emeğimizi ve Mesleğimizi Değersizleştirme Girişimlerine Karşı Mücadele Edeceğiz

            Öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarının giderek kötüleştiğine işaret eden Gümüşdoğan, "Yaşamın olduğu her yerde eğitim emekçilerini görmek mümkündür. Öğretmenlerin yıllar boyunca büyük fedakârlıklara katlanarak çalışırken yaşadığı zorluklar ortadayken, çalışma ve yaşam koşulları ve mesleki saygınlıklarının giderek kötüleşmesi dikkat çekicidir. Geçtiğimiz yıllar içinde öğretmenlerin ekonomik ve sosyal sorunlarına ek olarak, mesleki saygınlıklarında ciddi gerilemeler yaşanmıştır.

Türkiye ekonomisinde son dönemde yaşananlar, Türk lirasının aşırı değer kaybı, enflasyonunun hızla artması, tüm toplum kesimlerini olduğu gibi, bir milyonu aşkın eğitim ve bilim emekçisinin çalışma ve yaşam koşullarını da ciddi anlamda olumsuz etkilemektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Gümüşdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

            "Bu yıl, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nün 25. yılı kutlanıyor. Bu bağlamda Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmenlere değer verilmesine ilişkin söylemleri sadece söylemde kalmamalıdır. MEB’e çağrımız; 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü'nün 25. yılında Öğretmen Strateji Belgesi’nin uygulanmayacağı, ILO ve UNESCO tarafından 5 Ekim 1966’da kabul edilen ‘Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı’nın' ise eksiksiz uygulanacağı açıklanmalıdır.

            Eğitim Sen olarak, Türkiye’de öğretmenler başta olmak üzere, tüm eğitim ve bilim emekçilerinin hak ettiği insanca çalışma ve yaşam koşullarına sahip olması için ‘Öğretmen Dünyayı Değiştirir’ başlığıyla bir kampanyayı aşağıdaki taleplerimizle başlatıyoruz.

EĞİTİM SEN OLARAK TALEPLERİMİZ;

•Siyasi iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı, dünyanın her yerinde olduğu gibi öğretmenler günü olarak Dünya Öğretmenler Günü olan 5 Ekim tarihini esas almalı, öğretmenlere hak ettiği değer verilmelidir. 5 Ekim günü tatil ilan edilmelidir.

•24 Haziran seçimleri öncesinde verilen sözler tutulmalı, tüm eğitim ve bilim emekçilerinin ek göstergeleri 3600’e çıkarılmalıdır.

•Başta insanca yaşayacak ücret talebimiz olmak üzere, eğitim emekçilerinin bugüne kadar yaşadığı ekonomik mağduriyetler giderilmeli, son 16 yıl içinde satın alım gücümüzdeki azalmayı telafi eden adaletli bir ücret artışı sağlanmalıdır. Maaşlarımızda dolar bazında yaşanan kaybı (325 $) karşılamak için net bin 976 TL artış sağlanmalıdır.

•Ek ders saat ücreti hesaplanırken bir öğretmenin aylık maaş tutarı esas alınmalıdır. (3600/60 = 60 TL)

•Sözleşmeli/ücretli öğretmenlik gibi her türlü güvencesiz istihdam uygulamalarına esnek, kuralsız ve angarya çalışmaya son verilmeli, sözleşmeli öğretmenlerin tamamı kadroya geçirilmelidir.

•Eğitim-öğretim yılı başında öğretmenlere yapılan eğitim-öğretime hazırlık ödeneği, her dönem başında, bir maaş tutarında olmak üzere yılda iki kez olmalı ve bütün eğitim ve bilim emekçilerine ödenmelidir.

•Dünya öğretmenleri açısından bir toplu sözleşme niteliğinde olan ve Türkiye’nin de imzaladığı “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiye Kararı” eksiksiz olarak hayata geçirilmelidir.

•OHAL KHK’leri ile gerçekleştirilen hukuksuz ihraçlar iptal edilmeli, hukuksuz bir şekilde ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilmelidir.

•OHAL KHK’leri ile ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı mağduriyeti arttıran her türlü yasal ve fiili engel kaldırılmalı, ihraç edilen kamu emekçilerinin kendilerini savunma hakkı ile ilgili gerekli hukuki mekanizmalar acilen oluşturulmalıdır.

•Çalışırken alınan ek ödemelerin tamamı temel ücrete ve emekliliğe yansıtılmalı, vergi dilimi uygulaması sabitlenerek ücretlerde yaşanan erimenin önüne geçilmelidir.

•Ataması yapılmayan öğretmenler istihdam sorunu çözülmeli, tüm branşlara eşit değer veren adaletli istihdam sağlanmalı, MEB’ in ihtiyaç sayısı olarak açıkladığı 117 bin öğretmen ataması bir an önce yapılmalıdır.

•Hizmetli ve memurlara özel hizmet tazminatı ödenmelidir.

•Kamu emekçilerinin grevli toplu sözleşme hakkı önündeki engeller kaldırılmalı, gerçek bir toplu sözleşme düzenin yaratılması sağlanmalıdır."