YERELDEN EVRENSELE
YERELDEN EVRENSELE

YERELDEN EVRENSELE

            Evliya Çelebi seyahat namesinde "Alimler  Konağı, Fazıllar Yurdu ve Şairler Yatağıdır."der. Bu yatakta doğmaktan onur duyan ve köklerden beslenerek evrensel değerlere ulaşan yazdığı makaleyle Türkiye çapında yakaladığı başarıyı şehrine ve hemşerilerine mal eden Tokat ilinde aldığı Edebiyat alanında ki enler ödülüyle, omuz omuza yükselmenin sebebini hayatın merkezine  ben değil biz kavramını yerleştiren ve hep birlikte değer üreterek büyüyen iz bırakan bir yaşama imza atan "köy çocuğuyum "diyen evrensel düşünceye sahip  bir şahsiyet.

            1972 Sulusaray'da doğdum.Köy çocuğuyum. Bulunduğum bu coğrafyada tarihin arkeolojik kazıları arasında ve Sulusaray'ın kaplıca kültürüyle  bir çok insanın ulaşamadığı bir ayrıcalıkla büyüdüm bu topraklarda. Yazarların ve şairlerin banka kasası çocukluğudur derler.Buradan beslenir yazarlar. Ortaokulu ve liseyi Amasya'da  yurtta okudum. Burada çok kitap okuma alışkanlığı kazandım. Liseyi bitirince Uludağ üniversitesi ilahiyat fakültesinde iki yıl okudum. Fakat Edebiyat tarafım ağır basınca Ankara Gazi üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk dili öğretmenliğini kazandım ve buradan 1996 yılında mezun oldum.

             Ankara'da göreve başladım.Askerliğimi Mardin'de öğretmen olarak yaptım.Gazi Osman Paşa  Lisesi'nde görevime devam ettim. 2000 yılında "Üç nokta "adlı şiir kitabımı çıkarttım. Sekiz yıldır bir ilk olan Almanak Dergisini çıkartıyorum. Gazi Osman Paşa Lisesi'nden her alanda mezun vermiş bir çok insanla tanıştım. Ve insanların damıtılmış hikayelerini dinleyerek çok şey öğrendim ve kazandım. Bu süre içinde Tokat'ın tarihi sürecine şahitlik ettim. Bu anlamda kendimi çok şanslı hissediyorum. Almanak dergisi sayesinde şehir şehir ülke ülke gezdim.

             "Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği "kurucu üyesiyim. Derneğin çıkarttığı Kümbet dergisi istikrarlı kaliteli bir dergi olarak Türkiye'de Edebiyat alanında ilk beş arasında sayabiliriz. Kültür Bakanlığınca desteklenen bir dergi. Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği olarak bir çok faaliyetlere imza attık. Yeşilırmak şiir günleri, Zile de Mustafa Necati Sepetçioğlu Tarihi Roman yarışmaları düzenledik,  Niksar da Erzurumlu Emrah ve Cahit kulebi Kültür Etkinlikleri ve şiir günleri,  Turhal

Koca Kavak şiir Etkinlikleri gibi. Bunun yanı sıra Tokat'tan mısralar adı altında üç tane  Antoloji kitabı çıkarttık. Bir çok kitabın editörlüğünü yaptım. "Yazarların Dilinden Tokat "adlı bir kitap çalışması yaptık. Şiir yarışmalarına katıldım ve bir çok ödül aldım.

              Milli eğitim Bakanlığı ve Türk dil Kurumu destekli "Dilimiz Kimliğimizdir" adlı makale yarışmasında Türkiye çapında ikinci oldum. Türkçe bilgisayar ve yazılım diline en uygun dildir  diyor Amerikalılar. Geleceğin dili Türkçe olmalıdır dediler. Fakat bu gerçeğin biz henüz farkına varamadık. Aydınlarımız gerekli önemi vermediler ve uzak durdular bu gerçekten. Aslında çok basit ve türetilebilir bir dil. Beş yüz tane ekle ürettiğimiz kelime sayısı elli milyon kelime.  Bu güne kadar kelime merkezli düşündü aydınlarımız. Ben ise artık ek merkezli düşünmemiz gerektiğinin altını çiziyorum ve Türkçenin gücüne inanarak geleceğin dili Türkçe olmalıdır diyorum. Tarihimizi iyi bilmemiz gerekiyor. Örneğin  Üretilen bazı kelimelerin ilk kullanımına erişebiliriz. "Selfi "kelimesini  1940 yılında  bir Türk pilotu bunu kullanmış ve "görçek" demiş. Bugün buna "öz çekim "diyorlar.  Kendi değerlerinden kopmadan evrensel değerlere ulaşmamız gerekiyor. Sağlıklı bir insanın değeri üretimi kadardır. Eski ata sözleri bizim gerçeğimizdir. Yerel değerlerimizi iyi okumalıyız." Marifet iltifata tabidir."ata sözünün gerçeğini görmeliyiz. Bazen batı biliminin çok çok önünde bizim yaşam değerlerimiz var. Yaşanmışlıklardan çıkarttığımız ata sözlerine kulak vermemiz gerektiğine inanırım. Yaşlılardan öğreneceğimiz çok şey var. Çünkü bizim değerlerimiz bizim gerçeğimizdir hepsi.

               Eğitim sisteminin içinde bir çok yanlışımız var. Ezberci  bir sistemle çocuklarımıza çok gereksiz yükleme yapıyoruz. Uygulamaya yönelik ve pratiğe dökülmüş eğitimle daha başarılı olacağımıza inanıyorum. Asıl amaç çocuklarımızın öz güvenini nasıl geliştirebiliriz onlara bunu nasıl aşılaya biliriz derdimiz bu olmalı. Bunada ancak ve ancak korkularımızı ve önyargılarımızı kırarak yıkarak ulaşabiliriz.Uygulamayı eğitimin içine sokmalıyız. "Duyduğumuzun % 1, gördüğümüzün % 5 ,ama uyguladığımızın % 90 öğrenirim."diyor bilim. Örnek olarak bisikletin kullanma kılavuzunu bir çocuğa ezberletmekle çocuk bisiklet sürmesini öğrendi mi ? yoksa bisiklete binerek bir kaç tur attıktan sonra uygulamalı öğrenmek mi daha doğru.Bizim amacımız ezberletmek mi ?öğretmek mi?Koltuğumuzun altına bir çok karpuz almaktansa bir şeye odaklanmak ve o şeyi tam olarak öğrenmek daha güzel diye düşünüyorum. Uygulamanın eğitimde bir çok riski var. öğretmen bunları göze almıyor alamıyor. Çünkü prosedür gereği uyması gereken bir çok şey vardır. Mutluluk merkezli düşünmüyoruz. Üretimin ana kaynağı rehavete teslim olmayan bir mutluluktur.

Çocuklarımızın sevdiği işi yapmaları mutlu olmaları için desteklemeliyiz.

                  Evliyim eşimde öğretmen.iki oğlum var. Tokat'ın enlerinde Yılın Eğitimcisi dalında bir ödül aldım. Tokat'lı olarak birbirine omuz vererek daha çok güzelliklere  ulaşmak için ben değil biz kavramının anlamıyla beraber büyüyerek yürümek ve değerlere  ulaşmak çok güzel. Ödül aldım ama en güzel ödül nedir biliyor musunuz ? Karşınızdaki kişinin sizi bir evladı gibi görmesi ve benim başarımdan çok mutlu olmaları, bir çok insanın beni araması beni kucaklaması beni çok onure etti. Bundan daha büyük bir saadet ve zenginlik yok. Hayatımı bundan sonra ideolojilerle yönlendirmek değil de insani açıdan birleştirici olmak için çalışacağım. Bu toplumda farklı ideolojilere sahip olabilirsiniz.Her fikir bir enerjidir. Bu enerji bize katma değer katar. Enerjimizi doğru değerlendirelim ve israf edip çöpe atmayalım. Benim tek bir kırmızı çizgim var.  Bu ülke sınırları içinde bölücü ve yıkıcı olmadıktan sonra bir birimizi ötekileştirmenin cehaletten kaynaklandığını gördüm. Bu dönemde bunu öğrendim.Farklılıklarımızın bir zenginlik olduğunu öğrendim.Hepimiz bu ülke için  insanlık için bir değeriz. Güzel düşünen güzel konuşur güzel konuşan güzel davranır. Bakış açılarımız bizim içimizin yansımasıdır. Bir insan neyden bahsediyorsa onun reklamını yapar. Ben çirkinliğin konuşulmaması gerektiğini düşünenlerdenim. Akıl her zaman vicdanın bir adım önünde olmalıdır. Aklımızı kullanarak tarihimizi iyi öğrenerek okuyarak okumada derinleşerek gençlerimize iyiliği ve güzelliği güzel bir üslupla dillendirmeye devam edeceğiz. Bizim derdimiz bu dünyayı da ahireti de güzel kılmak. Gül deyince aklıma ilk gelen  şey iyi kalpli her insanın yüzüdür diye düşünüyorum.

              Engin ve mütevazi duruşuyla bilgiyi ve ışığı yüreğinde taşıyan bir öğretmen, şair, yazar olarak bulunduğu yere ve memleketine insanlığa yaptıklarıyla ilklere imza atan Tokat'ın enlerinden Türkiye'nin enlerine doğru yürüyen ve yerelden evrenselliğe açılan kapının insanlık değerleriyle ahlakıyla, inancıyla, bağımsız düşünmeyle, ekip çalışmasıyla ve başkalarına verdiğimiz değerle olacağına inanan kıymetli bir şahsiyet. Teşekkürler Mahmut Hasgül Öğretmenim bizimle hayat hikayenizi paylaştığınız için güzelliklerde buluşmak dileğiyle...

Dünya Köylüsü

Ayla Bağ