KARDEŞLİĞİN NERESİNDEYİZ
KARDEŞLİĞİN NERESİNDEYİZ

KARDEŞLİĞİN NERESİNDEYİZ

                İslam coğrafyası neden şiddete, kaosa ve sefalete mahkum, bir fikri olanınız var mı?

İsterseniz şöyle yapalım;

                Dünya haritasını açıp önünüze koyun. Fars(Basra) Körfezinden Endülüs'e (İspanya'ya) bir çizgi çizin. Oradan da Balkanları içine alacak şekilde Çin'e başka bir çizgi daha çizin. İşte bu üçgen "İslam Yurdu"ydu bir zamanlar. Birden çok ulus ve mezhep ama bir ümmet, bir kitaptı...

                Şimdi ise her mezhebin, her dilin, her yerin Müslümanları birbirinden koptular. İbadethanelerini, okullarını, dershanelerini ayırdılar. Allah'ı unuttular, yerine ırkı, tarikatı, cemaati, siyaseti hatta topraklarını bile kutsallaştırdılar.

                Herkes toprağını sadece kendi ırkı için bir hak olarak görüyor. Kimse yek diğerine saygı duymuyor...Herkesin hocası farklı, kitabı farklı, bir camide bile altı yedi türlü "toplu" dua (herkes kendisi için) ediliyor. Müslümanlar bu haldeyken, asırlarca birbiriyle geçinmeyi bilmeyen, mezhep ve etnik savaşlarla kendilerini tüketen Hristiyan ve Yahudiler uyandı. Hatta temel konularda birleştiler bile..

                Müslüman Kardeşler arasında ise yetmiş iki ulus savaşları başladı. Bütün uluslar İslam'ı bıraktı, ölmüş öykülerin, eskimiş törelerin, çürümüş kemiklerin ve kadim dinlerinin ardına düştü... Halbuki milliyet, renk ve dil gibi fıtri özelliklerimiz ile dinimizin sınırları içinde olan mezhep, meşrep ve cemaat gibi benimsediğimiz özelliklerimizin bizi dinimize daha bir bağlaması ve birbirimize daha bir yakınlaştırması gerekirken, kimilerimiz bunların her birini husumete, birbirimize zulmetmenin aracına dönüştürüverdik.

                İş bu cehaletten ötürüdür ki, birbirimizin gözlerinin içine sevgiyle, saygıyla ve güven veren bakışlarla bakamıyor ve gönülden bir ses ile “kardeşim” deyip sarılamıyoruz.

                Bu halimiz dinimizin, itikadımızın, kitabımızın hangi sıfatına, hangi ölçüsüne ve hangi tanımana denk geliyor?

Kardeşlerim biz ümmet olmanın millet olmanın ve kardeşliğin neresindeyiz söyler misiniz?