ROMATİZMAL HASTALIKLAR, SOĞUK HAVA VE KIŞ MEVSİMİ
ROMATİZMAL HASTALIKLAR, SOĞUK HAVA VE KIŞ MEVSİMİ

Medicalpark Özel Tokat Hastanesi Fiziksel Tıp tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü hekimlerinden Uzm. Dr. Ayten Bayram Romatizmal hastalıkları olan kişilerin kış aylarında dikkat etmesi gerekenlere ilişkin bilgiler verdi.

            Romatizmal hastalıkların çok geniş bir hastalık grubu olduğuna işaret eden Bayram, şu bilgilendirmelerde bulundu.

            Romatizmal hastalıklar eklem bağ doku ve kasları tutan hastalıkları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. İltihaplı romatizmal hastalıkların yanı sıra, dejeneratif ( yıpranma) hastalıklar, iş-meşguliyet ile ilgili hastalıklar veya enfeksiyon hastalıklarının tetiklediği kas iskelet sistemini ilgilendiren tüm ağrılı durumlar romatizmal hastalık grubuna dahildir. Romatoid artrit ( Eklemlerde iltihap şeklinde meydana gelen romatizmal bir hastalıktır), Ankilozan spondilit,( omurgada hareket kısıtlılığına neden olan iltihaplı bir romatizma hastalığıdır), Gut (organizmadaki ürik asidin atılmayarak vücudun kimi yerlerinde, özellikle ayak başparmağında, topuk ve eklem yerlerinde birikmesinden ileri gelen, ağrı ve şişkinliklerle ortaya çıkan hastalıktır) Osteoartrit, (halk arasında bilinen ismiyle kireçlenme, eklemlerde kıkırdak dokunun yapısında bozulma, kıkırdakta incelme, aşınma ve tahribatın ortaya çıktığı en sık görülen eklem hastalığıdır),Fibromiyalji (yaygın kas ağrıları),  Polimiyalji romatika (vücudun büyük kas gruplarında şiddetli ağrı ve sertliğe neden olan bir hastalıktır), Psöriatik artrit (sedef adı verilen bir cilt hastalığı bulunanların yaklaşık -20’sinde görülen, eklem iltihabına verilen addır),  Reaktif artrit (ani başlayan ve 6 haftadan kısa süreli iltihabi bir artrittir), Enteropatik artrit (bağırsak hastalıklarıyla birlikte seyreden eklem iltihabı hastalığıdır), Skleroderma artriti ( deri ve vücudun diğer organlarını etkileyen sistemik otoimmün bir hastalıktır), Sle (lupus)artriti (Eklem bölgelerinin kızarması, hassaslaşması ve şişmesi) , Sjögren sendromu, ekzokrin (dış) bezlerin (tükrük, gözyaşı, vajinal salgılar, alt ve üst solunum yolu salgı bezleri gibi) öncelikle tutulduğu, sistemik otoimmün bir hastalıktır.

            Kas iskelet sistemiyle ilgili ağrı havanın nemi veya ısısı ile değişmektedir. Havanın neminin hastaların ağrı algılamasını yüzde 70 oranında etkilediği gözlemlenmiştir. Soğuk hava, yüksek basınç ve nem romatoid artrit ve osteoartrit hastalarının şikayetlerini artırıyor. Bu konuda kadınlar erkeklerden daha duyarlı. Bel ağrısı yakınması da soğuk havada artıyor, yine  uzun ve güneşsiz günlerde özellikle ultraviyole ışığı ile D vitamini sentezlenemediğinden kemik zayıflıklarının yanı sıra romatoid artrit hastalarında hastalığın seyri de olumsuz etkileniyor. Hipotalamus, hipofiz ve adrenal aksı ve melatonin üzerindeki günlük değişiklikler (gece-gündüz) iltihaplı romatizmal hastaların özellikle sabah saatlerindeki tutukluktan sorumlu bulunmuş. “Kış aylarında üst solunum yolları enfeksiyonları, (tonsillit, farenjit vs.) daha sıktır. Streptokoklar sık rastlanan etken ve hasta bu ajana karşı antistreptokok antikorunu (ASO) üretiyor. ASO aslında vücudun streptokok enfeksiyonu ile karşılaştığını gösteriyor. Kas ve eklem ağrıları olan bir kişide ASO yüksek saptanması romatizmal hastalığı olduğu anlamına gelmiyor. Akut romatizmal ateş 9-15 yaşları arasında sık olup yüzde 0.11 sıklıkla romatizmal kalp kapak hastalığın ayol açıyor. Bu hastalıkta çok eklem tutulumu sıklığı yüzde 33, kalp tutulumu yüzde 25, hastalığın tekrarlama olasılığı yüzde 8.5. Bu nedenle ilk atağın iyi tedavi edilmesi ve tekrar olma olasılığına karşı takibin yapılması uygundur.” Post menapozal osteoporoz ( menapoz sonrası kemik erimesi ) hastalarında kışın D vitamini eksikliğine rastlanabiliyor. Özellikle kalça kırığı geçiren hastalarda bu konuda dikkatli olmak gerekiyor. Romatizmal hastaların kışın grip aşısı olmalarında sakınca yok. Çünkü Tedavileri ile çelişen bir durum değil. Anti-TNF kullanan RA hastalarının dahi influenza aşısı olmaları mümkün.

            Romatizmal hastalıklarda düzenli takip ve kontrolü özellikle önemlidir. Bu hastalıklarda iç organ tutulumunu D vitamin düzeyini ve ilaçların yan etkisini saptayabilmek için belirli zaman aralıklarıyla kan tahlilleri ve görüntülenme yöntemleri yapılmalıdır. İlaç tedavileri, egzersiz eğitimi, günlük yaşam eğitimi düzenleme yöntemleri ve fizik tedavi ünitesinde yapılabilen tedavi yöntemleri önem kazanmaktadır.