TOGED-DER İLE GÜNEYDOĞU ANADOLU YA GÖNÜL KÖPRÜSÜ
TOGED-DER İLE GÜNEYDOĞU ANADOLU YA GÖNÜL KÖPRÜSÜ

TOGED-DER İLE GÜNEYDOĞU ANADOLU YA GÖNÜL KÖPRÜSÜ

26 Ekim 2018 Cuma Akşamı saat 22.00’de başlayan Güneydoğu Anadolu turumuz 31 Ağustos Salı sabahı keyifle sona ermiştir. Mardin'de Kasımiye  Medresesi,  Deyrulzafaran Kilisesi, Manastırın altında bulunan ve beni en çok etkileyen yerlerden biri olan M.Ö.3000 yılına ait  Güneş tapınağı, Mardin Müzesi, Tarihi Çarşılar, Gümüşçüler ve hiçbir yerde tadamayacağımız, Mardin yöresel yemekleri; İşkembe Dolması, Tavası, İç Pilavı, İçli Köftesi, Lahmacunu, Tandırı, Menengic Kahvesi, Süryani Kahvesi,  Mardin Şekeri aklımızdan hiç çıkmayacak birbirinden güzel kareler, mekanlar ve unutulmayacak  lezzetlerdi. Ve bence Süryani'si, Kürdü, Türk'ü ile 3 ayrı dinin hoşgörü ile sevgi ve saygı ile bir arada huzur içinde yaşamaları da takdire şayan önemli bir ayrıntı idi.

Şanlıurfa’da; Eyüp Beldesi, Hz. Eyüp'ün Mekân-ı,  Sabir taşı, Elyasa Peygamberin Kabri, Urfa Balıklı Göl, Hz. Eyüp'ün Çile Mağarası.  Halkın rivayetine göre üzerinde kaplan ve aslan silüetinin olduğu yerde define saklı olduğu söylenen Şanlıurfa Kalesi, yöresel süryani halkın yaşadığı Harran mağara evler, Tarihi çarşı ve yine mağaradan inşa edilen otantik farklı dokusuyla yüzyıllık bir geleneğe ev sahipliği yapan sıra gecesi, Balıklı gölde grupça sabah namazı, arkasından 4 ayrı tarikatın zikir meclisine iştirakımız, Urfa kebap, çiğ köfte şovu,  yaşadığımız gezi kompozisyonunda unutulmaz anılarımızdandı. Halfeti batık kent üzerinde keyifli eğlenceli tekne turu, meşhur Urfa ciğeri ve ezmesi,  Antep kalesi, Turistik çarşı,  Antep baklavası, Kaymaklı fıstıklı Antep Katmeri ve daha üç güne sığmayacak nice güzellikler, vâkıf olunup gezilip görülecek muhteşem   hatıralardandır. Mezopotamyanın misafirperverliğine, hoşgörüsüne, insanına, medeniyetine, kültürüne, gelişmişliğine, modernliğine, Şanlıurfa’nın peygamberler evliyalar diyarına, adim başı  kutsal yerler dokusuna  dair maneviyatı hissetmenize, kendinizi  çok uzaklarda bambaşka yerlerde olmanızı hissetmenize neden olan ruh haline girmenize neden olmaktadır.

 Birçok misafirimizde gezi sonunda, doğu için oluşmuş olumsuz ön yargı, gerici, bağnaz, gelişmemiş varoş kent imajı, anlayışı yıkılmış tam aksi bir intibak gelişmiştir. Öyle ki içimizde memur olan arkadaşlarımız;  "ben buralara tayin isterim, bu kadar güzel olduğunu, gelişmiş olduğunu bilmiyordum" sözlerini telaffuz etmeye başlamışlardır. Çok mutluyuz ki dernek olarak TOGED-DER olarak; tam 48 kişiye öncü olup, doğuyu, tarihini, kültürünü, kentini, insanını tanıma ve tanıtma fırsatını sağlayabildik. Doğu insanı ile daha bir kere bile oturup kalkmadan, iki kelam laf etmeden, yanlış yerleşmiş önyargılarımızı tedirginliklerimizi korkularımızı değiştirmeye silmeye vesile olduk.

Yerine aynı vatan topraklarında yaşayan insanların kardeşlik, dostluk ve barış tohumlarını ekmeye aday olduk. Doğuyu anlatmakta yazmakta zor. Yaşamak lazım.

Yazdan kalma sıcak, ışıl ışıl bir günde,  tek Mardin’e bile 3 gün az gelse de biz süremizin azlığı nedeniyle gezimize 3 ili daha dâhil ederek ziyaretimizi bitirdik. Sıcak ve samimi insanların teveccühü, sizleri evlerine kadar davet edip ağırlamak istemeleri, kocaman yürekleri ve dernek olarak TOGED-DER olarak da bizim, doğuyla batıya gönül elçiliği yapmamız, dostluk ve kardeşlik tohumlarının yeşermesine kucaklaşmasına vesile oldu ise,  ne mutlu bizlere. Lanet önyargı hastalığından gezerek, giderek, tanıyarak, kucaklaşarak kurtulalım. Kardeşlik, dostluk ve barış tohumları ekelim. İnşaAllah tohumlar fidana, fidanlar ağaca, ağaçlar ormana dönecektir benim güzel memleketimde....