GAFLET GELDİĞİNDE
GAFLET GELDİĞİNDE

GAFLET GELDİĞİNDE

Büyük şehirde okuyordu. Edebiyatı çok severdi. Edebiyatçı oldu. Edebiyatçı olunca konuşması da değişti. Okul bitti. Köyüne dönüyordu. Köyüne yakın istasyonda trenden indi. Kitap dolu sandıkları bir eşeğe yükledi. Köyün yolunu tuttu.

                Şık giyimliydi. Başındaki fesin tepesindeki püskül ensesine sarkmıştı. Cübbeye benzeyen paltosu, ütülü takım elbisesini gizliyordu.

                Kendi köyüne gidiyordu.  Giyinmesi ve konuşması köylülerinden farklıydı. Öğrendiği bilgi kadar da kibirli olmuştu. Herkesi küçümseyen tavırları hiç hoş değildi.

                Köyü çok uzaktı. Yoruldu. Bir  incir ağacının  gölgesinde durdu. Eşeği de gölgeye çekti. Ağaca yaslanıp oturdu. Uyumuştu. Uyandığında eşek yoktu. Bakışlarıyla görüş mesafesini taradı.  Eşek görünmüyordu.

Bir çiftçi gördü. Karasabanla tarla sürüyordu. Karasabanı iki öküz çekiyordu.

Öküzler boyunduruğa demir zelvelerle bağlıydı.

                Boyunduruğun ortasında ağaç halkaya geçirilmiş çüt kayışı vardı. Boyunduruğa bağlanan bu halkadan çüt oku geçmişti. Bunların birleştiği noktaya, içine ağırlık konmuş bir heybe asılmıştı.

Çiftçi tarlasının sınırından giren yabancıyı görmüştü.

Eneğin,  soru işaretine benzer kulpuna çöktü. Okun enekle kılıç arasındaki bölümüne ayağıyla bastı:

-Ohaaa babam. Dedi. Öküzler durdu.

                Övendirenin kalın tarafında cemek vardı. Dik olarak yere vurdu. Cemek kaybolana kadar övendire toprağa saplandı. Öven direnin diğer ucundaki mudul görünmüyordu.

Çiftçiye selam verdi. Beklemeden sorusunu sordu:

                -Nevazile ağacının altında gaflet geldiğinde, bizim şimendifer zade kütüphaneyle birlikte firar eylemiş. Görme kliğiniz vuku buldu mu?

Adam bir şey anlamamıştı.

-Ne diyon yahu sen?  Diye  çıkıştı.

                Soruyu aynı kelimelerle tekrar etti adama. Çiftçi sinirlendi. Dikili övendireyi hızla yerinden aldı. Cemekli ucuna yakın yerinden tuttu. Adamın poposuna iki defa vurdu.

Artık bu işin şakası yoktu. Üniversiteli genç korkmuştu. Şivesini düzeltti:

-Emmi, niye vuru yon ki? Kitap sandıklarım yüklü eşeğim kayboldu. Onu soruyorum.

-Evladım, böyle sorsaydın övendireyi yemezdin. O sözlerini küfür sandım. Kusura bakma. Sen bu köylerde kiminle böyle konuşsan aynı tepkiyle karşılaşırsın bunu unutma. 02.04.2017