AİDS HAKKINDA BİLİNMEYENLER
AİDS HAKKINDA BİLİNMEYENLER

Turhal İlçe Sağlık Müdürü Mehmet Aybulut, 1 Aralık Dünya AİDS Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada AİDS; korunma yolları ve tedavisine ilişkin bilgilendirme yaptı.

AIDS Nedir?

            HIV adlı virüsün meydana getirdiği ve insanın bağışıklık sisteminin çökmesiyle birlikte en hafif hastalığı kaldıramayacak seviyeye getiren bir hastalıktır. Küçük bir soğuk algınlığı bile AİDS'li bir insanı öldürebilir.Ayrıca bazı fırsatçı mantar enfeksiyonları, tüberküloz başta Kaposi Sarkomu ve bazı lenfoma türü kanserlerde AİDS hastalarında sık görülür.

HIV (İmmün Yetmezlik Virüsü) retrovirüs gurubundan bir virüstür.

İnsana demokratik Kongo cumhuriyetinde şempanze türü bazı maymunlardan geçtiği tespit edilmiştir. Seksenli yıllardan sonra tüm dünyada artışa geçmiştir.

Dünyada 2016 yılı itibarıyla HIV taşıyan 36 milyon insan bulunduğu ve her yıl 1,5 milyon kişinin AİDS hastalığı nedeniyle öldüğü bildirilmektedir.Dünya üzerinde HIV taşıyan insanların %60'ı Afrika’da yaşamaktadır, ayrıca Dünya’da HIV en yaygın olduğu ilk 19 şehirde Afrika’da bulunmaktadır.

            HIV aşısı için son yıllarda yoğun çalışmalar yapılmakta ve umut vaat eden sonuçlar alınmakla beraber henüz tam olarak önleyici bir aşı bulunup kullanılmaya başlanmamıştır.

            Tedavi içinde bazı antiviral ilaçların ömür boyu düzenli kullanımıyla HIV enfeksiyonunun ilerlemesi bir ölçüde yavaşlatılabilmekte böylece AİDS tablosunun ortaya çıkışı geciktirebilmektedir ama tam bir tedavi henüz yoktur.Eliza testinde HIV(+) bulunması kişinin HIV ile enfekteolduğu anlamına gelir.

HIV/AİDS Bulaşma Yolları:

Esas olarak 3 önemli yolla bulaşır.

 ●Korunmasız birden çok partnerle cinsel ilişki en sık bulaşma şeklidir.

 ●Kan ve kan ürünleri ile bulaşma:Virüs taşıyan kişilerden alınmış kan ve kan ürünlerinin kullanılması,veya bu tür kan bulaşmış cerrahi aletlerle,ortak kullanılan enjektörlerle

 ●Anneden bebeğe bulaşma:gebelikte plasenta yoluyla,doğum sırasında,emzirme sırasında bebeğe bulaşabilmektedir.

            Sanılanın aksine,dokunmak,tokalaşmak,sarılmak,gözyaşı,ter,tükrükle,aynı yerde bulunmak,aynı havayı solumakla,aynı havuzu,banyoyu, tuvaleti paylaşmakla,giysilerin ortak kullanılmasıyla,telefon kulaklığıyla,kapı tokmağıyla,sivrisinek böcek sokmasıyla HIV bulaşmamaktadır.

HIV’den nasıl korunulur?

            HIV’in bulaşmasından korunmak için,çok eşli gayri meşru ilişkilerden kaçınmak, ilaç enjeksiyon ekipmanlarını asla paylaşmamak gerekmektedir.

            Anneden çocuğa HIV bulaşması HIV’in çocuklara bulaşmasının en yaygın yoludur. Hamilelik sürecinde kadınlara ve doğumdan sonra bebeklere verilen HIV ilaçları, anneden çocuğa bulaşma riskini azaltmaktadır.

HIV’ın Dezenfeksiyonu yapılabilir mi?

            HIV  dış ortamda birkaç saatte, kuru ortamda ise yarım saatte ölür,kurutulmuş kanda kısa zamanda ölür.Eşyayı birkaç dakika kaynatarak yada 60 derecede 30 dakika ısıtarak HIV öldürülür. Sulandırılmış çamaşır suyu HIV nü 10 dakika içinde öldürür,10 kez sulandırılarak kullanılır.

            UV  ile ışınlama HIV’i yok edilmesi için önerilmez,çünkü UV ışınları  yüzeydeki mikropları öldürür,cismin altında kalan mikropları öldürmez. Deriyi HIV'den arındırmak için su ve sabunla iyice yıkanmalı, yıkandıktan sonra derinin alkolle temizlenmesi uygundur,yaralanmalarda  yara yeri önce sabun ve su ile iyice yıkanmalı ardından tentürdiyot veya betadin gibi bir antiseptikle temizlenmelidir.

HIV/AIDS ile beraber görülen klinik durumlar nelerdir?

            Dünya Sağlık Örgütü’nün HIV ve AIDS klinik sınıflandırması, hastalığın klinik evreleri ve eşlik eden klinik durumlar ile/ belirtilerin değerlendirilmesiyle yapılmaktadır.

            Bir bireye HIV bulaşmasını takip eden dönemde meydana gelen enfeksiyon ve devamında hastalığın ilerlemiş 4 klinik evresi olmak üzere toplam 5 evre mevcuttur.

 ●HIV enfeksiyonu, erken dönemde sıklıkla belirti vermeden veya “viral sendrom” adı verilen bir tıbbi  durumla seyretmektedir.

●Klinik evre 1’de bireylerde belirti olmayabilir veya süreklilik gösteren yaygın lenf bezi şişkinliği görülebilir

●Klinik evre 2’de açıklanamayan kilo kaybı, tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları, uçuk, ağız içinde yaralar, tırnaklarda mantar enfeksiyonlarına rastlanmaktadır.

●Klinik evre 3’te açıklanamayan şiddetli kilo kaybı, açıklanamayan uzun süreli ishal ve ateş, ağızda kandida (bir tür mantar) enfeksiyonu, akciğer tüberkülozu (verem), açıklanamayan anemi (kansızlık), şiddetli bakteriyel enfeksiyonlar, kronik trombositopeni (kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücrelerin azlığı) görülmektedir

 ●Son klinik evre olan 4’te bakteri, parazit, mantar ve virüs kaynaklı fırsatçı enfeksiyonlar ve sistemik enfeksiyonlar HIV/AIDS ile beraber görülürler ve bunlar hastalığın sınıflandırılmasında da kullanılmakta olan klinik durumlardır.

HIV/AIDS teşhisi nasıl konur?

Kan tetkikleri HIV teşhisi için en yaygın test yöntemidir.

●Elisa

●Western Blot testi yer almaktadır.

●Ve diğer.

            HIV’e karşı oluşturulmuş antikorlardaki enzim aktivitesini ölçerek enfeksiyonu tespit eden Elisa testi teşhiste öncelikle kullanılmakta olan yöntemdir. Western Blot ise Elisa testi sonrasında teşhisin kesinleştirilmesi amacıyla yapılan doğrulama testidir.

HIV nasıl tedavi edilir?

            Kesin tedavi henüz olmamakla birlikte HIV enfeksiyonun tedavisinde virüsün çoğalmasını kontrol eden, antiretroviral tedavi (ART) olarak adlandırılan ilaçlar kullanılmaktadır. ART HIV’in çoğalmasını önler ve vücuttaki virüs miktarını azaltır. Vücutta daha az virüs yükünün bulunması bağışıklık sisteminin etkinliğinin kuvvetlenmesini ve hastalığın AIDS’e ilerleyişinin önlenmesini sağlar. HIV (+) olan bireylerin mümkün olan en kısa sürede tedaviye başlamaları gerekmektedir,yaşam boyu süren bir tedavidir,HIV ilaçlarının her gün kullanımı HIV’in bulaşma riskinide azaltmaktadır.