VESAYET SORUNU

Baba Tevfik Türk ile anne Solmaz resmen boşanmışlardı.

Mahkeme çocukları babaya vermişti. Baba velayet hakkını kullanmamıştı. Üç çocuktan ikisini yurda vermişti.  Birini de halaya evlatlık vermişti.

Bunlardan annenin haberi yoktu.

Evlatlıkta da resmiyet yoktu.  Halanın yanına bırakılmıştı o kadar…

Mahkeme babanın bakacağı kanaatiyle velayet vermişti.

Anne yurda geldi. Yusuf ve Kağan Türk’ü gördü. İki gün izin istedi.

İzin verilmedi. Yasal olarak verilemezdi.

Anneyi ikna ettim. Aralarındaki anne, evlat bağını gördüm.

Sosyal inceleme raporunda çocukların anne ile görüşmesi,  sakıncalı görülmüştü.

Görüşmelerini baba istemiyordu.  Çocuklar anneyi de babayı da seviyorlardı.  İkisini de görmek istiyorlardı. Bunu annenin yanında söylediler.

Anne yüzüme baktı. Bakışından anladım. Görüşmelerini baba istemiyordu.

Anne, yavrularının yanında olmasını istiyordu.

Kendisine sordum:

“Eşinle birleşmeyi düşünür müsün? Bak çocuklar öyle istiyorlar.” Dedim.  Derinden içini çektikten sonra ürkek ve yavaş bir sesle:

"Bunlar için isterim.  Yusuf’ta (eşi) isterse birleşiriz.

Ama istemezse velayeti almak istiyorum. Bu da olmazsa sizin de yardımınızla çocukları, Ankara’da bir yurda almak istiyorum. Görüşmem kolay olsun ona da razıyım.”

Anne bu konuda yardım istiyordu. Araştırdım.  Durumu Sulh Ceza Hâkimi ile görüştüm:

"Anne dava açabilir. Babanın velayetinin kaldırılmasını talep eder. Velayet, babadan alınınca çocuklar anneye teslim edilir. Dava her ilden açılabilir. Avukatı olsa da annenin duruşmaya girmesi şarttır. Çünkü çocukların velayetini alırken, onlara bakabileceğini beyan etmiş olmalıdır. Velayet verilen kişinin çocukları başkasına vermesi, velayeti nezdi hâl için geçerlidir. Anne ve baba birleşirse, çocukları, kuruluştan veya evlatlıktan geri alabilirler. Evlatlık mahkeme kararı ile de olsa bu karar iptal edilebilir”

Bu bilgileri edindikten sonra baba ile konuşmaya karar verdim.

Bir gün Tevfik Türk Yanıma geldi. Onunla da konuştum. “Seni eşinle birleştirelim.” Dedim.

“Tövbe, Allah göstermesin. Onun ablası, kötü kadımdır. Ondan uzak durmasını istedim. Dinlemedi. Ona ayak uydurdu. Emniyet Müdürlüğünden, Ostim jandarmasından sorun. Böyle yaşantısı olan biri ile birleşmem mümkün değil. Çocukların da onunla görüşmesine razı değilim. Onları kandırıp benden soğutabilir.” Dedi.

Baktım birleşme mümkün olmayacak. Fazla ısrar etmedim.

Anne baba birleşmeyince, çocuklar da kuruluşta kalmaya devam ettiler.

Haber Etiketleri:

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat