RTÜK'E AÇIK MEKTUP

RTÜK'E AÇIK MEKTUP

 

Sayın RTÜK! Birçok televizyon kanalında eğlence, yarışma, evlilik vb. kadın programları ve diziler adı altında yayınlanan programlar toplumumuzu tehdit ve tahrip ediyor, yanlış yönlendiriyor, reyting uğruna kişilerin hakları ihlal ediliyor, özgürlüklerine saldırılıyor, duyguları sömürülüyor, şiddet, intikam, aile kavgaları körükleniyor, boşanmaların önü açılıyor.

                Başta evlilik programları olmak üzere çocukların ve gençlerin gelişimi üzerinde zararlı etkisi bulunan yarışma ve eğlence adı altındaki tüm programlar evlilik kurumunun içini boşaltmakta, eş arayanlara aracılık yapma, kayıp bulma, zulme ve ihanete uğrayan zavallıların avukatlığına soyunma gibi şovlar ailenin kutsallığını temelden sarsmakta, kadını metalaştırmakta, şiddeti özendirmekte, çocuklarımızı istismar etmekte, zinayı özendirmekte,‘ dedikodu’ ‘arkadan iş çevirmek’ gibi ahlak dışı olumsuz tutum ve davranışları normalleştirmekte, bol kavgalı, gürültülü, vurucu, kırıcı, küfürlü sözlerle hayatı sıradanlaştırmakta, toplumun ahlaki değerlerini törpülemekte, kısacası milletimizi adeta uyuşturmaktadır…”

                Biyolojik babasını arayanlar mı dersiniz, çocuğunun hangi kocadan olduğunu arayan kadın mı dersiniz, annesini babasını arayan çocuklar mı dersiniz, evden kaçan evladını arayan ana-babalar mı dersiniz, karısını aldatan kocalar mı dersiniz, kocasını aldatan kadınlar mı dersiniz, …kim kime dumduma…

                İşin garibi; "Biyolojik babasını arayan çocuğun DNA testi sonucu" haftalarca merak uyandırıyor, kanalları kilitliyor. "15 yaşındaki gelin adayının 45 yaşındaki beyle bir araya getirilmesi vakası”, "çocuğun hangi erkekten olduğunun" ortaya çıkma vakası" gibi 'din, örf ve ahlak' dışı hadiseler alkışlarla izleniyor.

                Bu ahlak dışı programların seyircisinin ve ekranları karşısında izleyicilerinin yüzde doksan dokuzunun parçalanmış veya parçalanmak üzere olan, “bir doktora, bir avukata ve bir psikologa ihtiyacı olan”, ağzı laf üreten dedikoducu, işsiz güçsüz bireylerden oluşması ve bir de bu programların adliye koridorlarına yansıyan boyutu ile endişe verici boyutlardadır..

                Toplumsal bozulmanın ayyuka çıktığı, şikayetlerin arttığı durumlarda siz RTÜK sadece para cezası veriyor, bazen şikayetlere istinaden evlilik programını kapatıyorsunuz ama buna rağmen program devam ediyor, kanallar başka alternatif bir program açarak, sadece programın adını değiştirerek kaldıkları yerden işlerine devam ediyorlar…

                'Aile kurumunun ve toplumsal çöküşün canlı olarak yayınlandığı,' ‘çözümün ekranlarda arandığı’, ‘olayların birer iç hesaplaşmaya’ dönüştürüldüğü bu programların toplum üzerindeki “sosyo, pisikolojik “ etkileri su götürmez bir gerçektir.

                Yapılan dizilerde toplumun kültürel dinamiklerine dinamit konulduğu gibi geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımız ve gençlerimiz yanlış yönlendirilmekte, düne kadar kutsal gördüğümüz değerler ayaklar altına alınmaktadır.

                Fuhşun masum bir ekmek kapısı olarak örneklendirildiği, aile içi mahremiyetin edepsizce ifşa edildiği, insanların birbirine çamur atmakta yarıştığı, karı kocanın Televizyona çıkıp birbirinin yedi sülalesini milyonlarca insana gammazladığı bu programlar büyük bir sosyal hizmetmiş gibi lanse ediliyor.

Sayın RTÜK üyeleri!

                Zaman zaman suç teşkil eden programlarından dolayı televizyon kanallarını uyarıyor veya cezalandırıyorsunuz. Ancak olayın uyarılara uyuluyor görüntüsü vererek veya para cezasını ödeyerek örtbas edilmemesi için, Cumhuriyet Savcılarınca bu tür programların incelemeye alınarak soruşturma başlatması gerekmiyor mu?

                Anayasamıza göre, Devletin asli görevi bireyi ve toplumu korumak değil midir. Biliyoruz ki Kişi Hak ve Hürriyetleri ana başlığı altında güvence altına alınmıştır. Ayrıca Anayasamızın Sosyal Devlet olma ilkesinden hareketle de devletin “ Aileyi Korumakla” ‘mükellef’ olduğu görülmektedir. Anayasamızın bu ve benzer hükümleri yanı sıra Ayrıca Türk Ceza Kanunu, Medeni Kanun ve diğer kanunlarca da bu ve buna benzer hak ve hürriyetleri koruyan ve ihlali halinde cezalandıran kanun hükümleri bulunmaktadır.

                Bu kadar ağır sonuçlara sebep olan bu ve benzer programların uyarılma, uyulmadığında cezalandırma, hatta bir daha yayınlamamak üzere kapatılması için siz RTÜK başta olmak üzere tüm yetkililerimizi göreve çağırıyoruz." Saygılarımla…

Haber Etiketleri:

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat