BAKIRA ŞEKİL VERENLER

BAKIRA ŞEKİL VERENLER

           Unutulmaya kaybolmaya yüz tutmuş, geçmişi insanlığın tunç devrine kadar dayanan bakırcılık sanatı Tokat'taki son kuşak bakır ustalarıyla yaşatılmaya çalışılıyor. Şimdi Mehmet Küçük ustanın söylediklerine kulak verelim ve dinleyelim bakırın öyküsünü...

           "Bakırcılık sanatının ana merkezleri Diyarbakır, Gaziantep, Kahramanmaraş, Erzincan olmak üzere diğer illerde de küçük ölçekli yaşatılmaya ayakta tutulmaya çalışılıyor. Değer görmesi işçilik ve kalite açısından el emeği göz nuru olan çalışmaların getirisi olmadığı için bu sanata talep yok. Sabırlı olmayan bu işi yapamaz. Yapılan işin talep görmesi elbette ki şevkimi arttırıyor. İşime aşığım severek yapıyorum. 30 yıldır bu sanatın içindeyim daha usta olamadım bilmediğim çok şey var. Herkes usta olamaz. Sanatkarlık ayrı bir şey, ustalık ayrı. Ustalığında sonu yok ilmin sonu olmadığı gibi. Bakırcılıkta kalaycılık, dövmecilik, modelcilik, cilacılık, toplamacılık hepsi ayrı bir sanat dalıdır. Ben hepsini tek başıma yapabiliyorum. Bakırcılık sanatı tavlama toplama dediğimiz vuruşlarla bakırı inceltiyoruz ve levhaya ona göre şekil veriyoruz. Ben her ustanın yaptığını yaparım ama her usta benim yaptığımı yapamaz. Bakırcı ustası iyi beslenmeli evinde huzurlu olmalı çünkü akşama kadar örsün üstünde  bakır levhaya çekiç sallıyorsun. Sinirli olursan bakır levhaya hızlı vurursun ve delersin bir işe yaramaz yaptığın iş. İnsan güzel şeyler yapmak üretmek için çabalıyor. Ürettiği satılmazsa ümidi kırılıyor. Benim eserlerimdeki emzik modelini ve karın modelini hiç bir usta veremez ve benim gibi yapamaz. Diğer ustaların yaptıkları kaynaklıdır. Benim yaptıklarım tek parçadır. Toplama mayalı emziği Mehmet usta yapar. Bir malzemeyi en az 100 kere tavlayacaksın ve toplayacaksın ki eser çıksın. Binlerce vuruş için bazen dizini örs olarak kullanacaksın. Bu işin bir ölçüsü de kulaktır. Kulağa gelen sesin tonuna göre vuruşunu yapacaksın. Sanatçı has olmalı hassas olmalı. Tokat terminalinin önündeki ibrik ve leğeni ben yaptım 450 kilo ağırlığındaki bakıra şekil verdim ve memleketime hizmet ettim.

                Bazen hayata küstüğümüz anlar oluyor değer görmediğin zaman ben bu işi niye yapıyorum, çocuğumun karnını doyuramadıktan sonra iyi şartlarda yani doğal gazlı bir evde oturamadıktan sonra bugünün şartlarında bir arabam olmadıktan sonra bu işi niye yapıyorsun diye kendimi çok sorguladım. Halen kendime ait bir evim yok sobalı bir evde oturuyorum. İşe yürüyerek gidip geliyorum. Çocuklarıma yük olmadan kendi geçimimi sağlamaya çalışıyorum.  Çünkü başka yapacak bir işim yok ben bu işe aşığım getirisi istediğimiz gibi olmasa da, yetkililerden devlet büyüklerinden gerekli ilgiyi değeri görmese de ben işimi, eşimi seviyorum. Eşim çizimleri yapıyor onunla beraber burada bu sanatı kendi çabalarımızla yaşatmaya ve ayakta tutmaya çalışıyoruz. Rızkı veren Allah'tır. Bu güne kadar aç kalmadık çok şükür." diyor bakır sanatının son ustası Mehmet  Küçük beyefendi.

               Her mesleğin zorlukları olduğu gibi kolaylıkları da var elbette ki ama el işi göz nuru alın teriyle yapılan işlerin hak ettiği gerçek değeri görmemeleri bu sanata yeni yetişen gençlerin ilgi göstermemesini kazancının düşük olması, gençlerin sabırlı olmamalarına ve talep görmemesi üzücü bir durum olmasına rağmen gönül ehli tevhit ustası bakırcı ustasının kendi kişisel gayretiyle bir dik duruş sergilemeye çalışması takdire şayan bir tavır. Bakıra şekil veren ustanın anlattıklarıyla insana şekil veren Rabbimin öğretileri nasılda örtüşüyor. "Demir tavında dövülür "ata sözünün de bize hatırlattığı gibi insan çektiği sıkıntıların üstesinden geldiği sürece ve dersini aldığı oranda insan olma yolunda ilerliyor demektir. Bütün bu darbeler vuruşlar bir bakırın şekil alması içinse Gönül ehli olabilmek için sabır ve yılmadan aşkla insanlık yolunda yürümeye devam eden insanoğlunun gayesi kamil insan olmaktır. Selam olsun her vuruşunda Allah diyenlere...

Teşekkürler ustam bizimle düşüncelerinizi paylaştığınız için.

Dünya Köylüsü

Ayla Bağ

Haber Etiketleri:

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat