ELAZIĞ GEZİSİ

ELAZIĞ GEZİSİ  

 

Sosyal hizmet adımı burada büyük atmış.

Gördüm şirin Harput’a, çocuk yuvası yapmış.

Elâzığ’a indim.

Mehmet Ali’yi dershanede buldum.

Ablam hastanede yatıyormuş.

 

Beraber gittik ablamı eve getirdik. Onları çok iyi gördüm.

                Ekonomik ve sosyal yönden ilerlemişlerdi. Esra ve Hasan’ın şiveleri değişmişti. “Yapmışım,  gelmişim”  diye konuşuyorlardı.

                Buralar benim yaşadığım yerlerden farklı iklime sahipti. Hem yorgunluk, hem de değişik iklim beni hasta etti. Oldukça sıcaktı. Yol yorgunluğu ile iklim farkı bir araya gelince hastalanıp yattım.

Gözlerimi açamıyordum. Midem bulantı yapıyordu. Halsizlikten hep uyumak istiyordum.

Derken bir gün dışarı çıkmadan dinlendim.  Buraya kadar gelip de gezmeden gitmek olmazdı.

M. Ali mutlaka Harput’u gezmemi tavsiye etti.

Harput’a çıkınca il merkezine kuş bakışı bakılıyordu. 

Tepeler üstünde tarihi buldum.

Gerçekten Harput bir kültür deposu gibiydi. Aşağıya bakmakla doyulmuyordu. Elazığ, sanki uçaktan görünüyor gibiydi.

                Oraya Sosyal Hizmetler Çocuk yuvası yapmıştı. Yuva müdürü Hüseyin ÇAKILCIOĞLU beni gezdirdi.  Gazino, Kale ve Tabakhaneyi gezdik. Bunların adı da insanı aldatıyordu.

Hiç birisi adı ile ilgili yerler değildi. Yani Tabakhane, deri işlenen bir yer değildi.  Gazino da, kale de öyle.

Tabakhane şifalı suyu bulunan bir yerdi.  Üç kubbeden oluşuyordu. Her kubbenin altında bir havuz vardı. İçi tamamen mermer döşenmişti.

                Çok temiz bir yerdi.  Suyu çok soğuk olduğundan içine girenleri şok etkisi ile tedavi edermiş. Bunu bize oradaki görevli söyledi. Ama artık tıp da bunu kabul etmişti. Aynı zaman da bu su içmeye de elverişlidir. Bunlardan başka BALAK GAZİ, BEŞİK BABA, FATİH AHMET BABA Türbeleri ile SARA HATUN CAMİİ ve ULU CAMİİ sini gezdim.

                Harput dönüşü ilk durakta arabadan indim.  Yetiştirme Yurdunu gezdim. Oradaki meslektaşlarımızla sohbet ettik. İnsan ilk gördüğü bir yeri incelemek ister.

                İnceledikçe de hakkında daha çok şeyler öğrendim. Ben zamanımın kısıtlı olmasından fazla gezemedim. Ama yine de çok şeyler öğrendim. Orası beni o kadar etkiledi ki bir efsaneydi. Ama buraları gezen ne bir yerli turist ne de yabancı vardı.  Çok duygulandım.  Duygularımı mısralarla anlattım.

Haber Etiketleri:

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat