BİR GÜZEL AT, BİR GÜZEL İNSANI ALIP SONSUZ GÜZELLİĞE GÖTÜRDÜ

BİR GÜZEL AT, BİR GÜZEL İNSANI ALIP SONSUZ GÜZELLİĞE GÖTÜRDÜ

Soğuk bir aralık günü...
Beyazın üzerinde kan gülleri açtı,
Kan gülde, gül kanda açtı.
Kan denizine renk verdi bir güneş,
Soğuk bir Aralık günü,
Kan renginde güneşler açtı...
Kan rengi düşlerde,
Bir yiğit semaya kanat açtı.

     22 Aralık Özel Harekât Polisi Atilla Güneş’in şehadet yıl dönümüydü.
Tokat’ımızın yetiştirdiği yiğitlerden biriydi Atilla Güneş. Dağlar kadar heybetli, güneş gibi ışık saçan Şehit Atilla Güneş...
     2015 yılında Şırnak’ın Cizre İlçesinde PKK’lı teröristlerce acımasızca katledildi Atilla Güneş. Hem de canından öte can bildiği arkadaşlarını korurken. Çatışmada zorda kalan arkadaşının üzerine öyle bir esvap olmuştu ki... Daha sonra arkadaşı, çatışma anını anlatırken “Ölümden Atilla abinin sayesinde kurtuldum. Çatışma bittikten sonra kendime geldiğimde bütün giysimin Atilla abinin kanıyla ıslandığını fark ettim.“ Demiştir.
      Şehidimizin değerli eşi Sibel hanımın anlattıklarına göre; Atilla Güneş tek kelime ile “şükür“ insanı idi. Öyle ki sabah kalktığı zaman sağ salim kalktığı için, yemek yedikten sonra yediği nimetler için her daim Rabbine şükür eden bir kul. Ve bu mütevazi insan, düşmana göz açtırmayacak kadar “alp”, her daim Rabbinin karşısında olduğunu hissederek yaşayan, başını secdeden kaldırmayacak kadar Rabbine yakın bir “eren”. Özlenen, aranılan bir Alperen...
       Sonsuz âleme kanat açacağı sanki önceden malum olmuştu kendisine. Bu yüzden olsa gerek başına gelen iyi veya kötü her olayda muhakkak bir hayır arar ve gülümserdi.
       Yine değerli eşi Sibel hanımın verdiği bilgilere göre Atilla Güneş hiç kredi kartı kullanmamıştı 43 yıllık hayatında. Kimseden borç almamış ama borç isteyene vermişti. Yalnız verdiği borçları da daha sonra vermek isteyenlere “hediye “ diyecek kadar eli ve gönlü zengin bir insandı.
       Çocukluk arkadaşlarımın anlattıklarına göre Atilla Güneş, ağaçların tepesinden inmeyen bir gözü karaydı. Bu kabına sığmaz kişiliği meslek hayatına da yansımış, en zor en çetin görevlere gönüllü olarak gitmişti. Aşkla vatana bağlananlardandı şehidimiz. Bu aşkla yürüdü Yaradan’ına.
       Çatışmada ağır yaralandıktan sonra, GATA’da tedavi süreci başladı. Ancak o heybetli vücuduna o kadar çok kurşun almıştı ki yiğidimiz 2015 yılının mevlit kandili gecesi tüm ihtişamıyla Hakk’a yürüdü. 
       GATA’dan alınan cenazeye tabut bulunamadı. Sığmadı, sığamadı tabutlara yiğidimiz. Şehidimizi askeri helikopterde 17 yaşındaki oğlu Alperan bağrına basarak, dünyalık ve ahiretlik eşi bacaklarına sarılarak getirdiler baba ocağı Tokat’ın Pazar İlçesinin Menteşe köyüne.
      Ömürlerinde birbirine yâr ve yâren olan Atilla Güneş ve sevgili eşi Sibel hanım birbirlerinin “İnşallah senin selânı duymayı Allah bana nasip etmez” diye dua ederlermiş birbirlerine. Ve o soğuk aralık ayında askeri helikopterle Tokat’a getirilmeye çalışılan şehit cenazesi saatlerce gökyüzünde daire çizer. Çünkü o kadar sislidir ki hava helikopter bir türlü yere inemez. Bu esnada şehidimiz için defalarca selalar okunur ancak okunan selaları ne sevgili eşi ne de çocukları duymamıştır. Rabbim ikisinin de duasını kabul etmiş, sanki ebedi alem için sözleşmişlerdir. Uzunca bir zaman gökyüzünde daireler çizen helikopter güç bela yere inebilmiş böylece şehidimiz baba ocağı menteşe köyüne getirilmiştir.
         Bir alperene daha bir daha dar gelmişti dünya. Şehidimiz Allah’a kavuştu. Güzel bir insan olduğu için güzel bir ata binerek gitti. Geriye çok vefalı bir eş, bakışları ve duruşlarıyla asil iki evlat Alperan ve Doğan kaldı. Onlar önce Allah’a sonra bize emanetler tıpkı diğer şehit çocukları ve eşleri gibi. Şehidimizin bir şehitlerimizin ruhu şad olsun! Ebedi mekanları cennet olsun inşallah...

            Kumrugül Türkmen Akın

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat