YA TAHİR!

YA TAHİR!   

 

Tahir Bey, köyün ağasıydı. Öyle köylü kazanıp kendisi yiyen ağalardan değildi. En çok toprak sahibi olduğu için  “ağa”  demişlerdi. Şehirde evi ve bağı da vardı.

                Şık giyinirdi.  Köyde sadece o Fötr şapka giyerdi. Köyün genç ve çocukları,  ona leğen şapkalı derlerdi.

                İyi konuşurdu.  Dinletmesini bilirdi. Köy ve şehir yaşamının tadını çıkarıyordu.

                Bağa gitmek için en güzel eşek onda bulunurdu. Onun eşeğinin çıngırağı iyi ses çıkarırdı. Çoğunluğu yokluk içinde kıvranan halk, onun durumunu kıskanırdı. Hanımı olduğu halde köyün en güzel kızlarından birini daha aldı. İki hanımı oldu.

                Kendini sevenlerin sayısı her geçen gün artıyordu.  Siyasete ilgisi vardı. Onun siyası görüşü mevcut partilere pek uymazdı.

                Çevresi de onun  hangi partiye çalıştığını bilmiyordu. Sivas yoluna çıkarak bir kamyonu durdurmuş.

Şoförün yanına oturunca:

                “Beşinci vites, tam gaz, doğru Sivas .”  Demiş. Bu söz yıllarca o çevrede söylenti haline geldi.

Yirmi yedi Mayıs askeri darbe oldu.

Başbakan Adnan Menderes, Yassı adada yargılanıyordu.

O günlerde herkes suskundu. Menderesi seven de, sevmeyen de konuşmaya korkuyordu.

Bir akşam Tahir Bey hamama gitti.

Orada herkes çıplak olduğu için, kimlikler belirsizdi. Bir guruba karşı konuşmaya başladı.  Menderes’ten övgülerle söz ediyordu. Herkes onu can kulağıyla dinliyordu.

Konuştukça coşuyordu. Coştukça da suça doğru ilerliyordu:

“Yahu, Menderes gibi bir zata bu yapılanlar reva mı? O arkasındakini gören bir muhteremdir.”

Dinleyenler suskundu.  Dikkatle dinliyorlardı.

Dinleyenler arasında bir yüzbaşı vardı.  O da dinliyordu.

Tahir Bey, konuşurken yüzbaşı, soyunma odasına gitti.  Oradan telefon etti.

Hamam çıkışında Tahir Beyi, Jandarmalar aldı. Evine de gitmeden ifadeye gitti. İfade sonunda, Yassı adaya götürüldü.

O gidiş altı ay hapis yattı. Evinden köyünden uzak, Yassıada da yattı.

Tahir Bey. Konuşurken heyecanlanırdı. Hiddetlenirdi.

Hayal âleminde çok uçardı.

Bir gün rüyasında peygamber efendimizin kendisine:

“Ya Tahir! Uyan dinimiz elden gidiyor.” Diye seslendiğini heyecanla anlatmıştı. Bu söz üzerine uyandığında kendini Yatakta bulur. Ama olsun.

Karısını uyandırır

                “Çabuk, tüfeğimi bana getir. Peygamberimiz bana böyle seslendi.” Diyerek hanımına bağırmıştı. Kendi çevresinde kendini yüceltme çabaları, ömür boyu devam etmişti. Yaşlılığında bile bu rüyayı anlatmaya devam ediyordu.

Haber Etiketleri:

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat