TAHİR BEYİN KARDEŞİ

TAHİR BEYİN KARDEŞİ

 

Yetmişli yıllarda ağabeyimle Tahir Beyin evine gittik.

Tarihini hatırlamıyorum.

On beş şubat olaylarından önceydi.

Eve girdiğimizde,kendisi ve kendi yaşlarında bir kişi daha vardı.

Onun kim olduğunu sorduk.  “Gardaşım “ dedi.

Ağabeyimle bir birimizin yüzüne baktık. Çünkü onun kardeşi yoktu.

Aynı köyden olduğumuz için kardeşi olmadığını biliyorduk. Sonra kendisi anlattı. Tarikattan gardaşıymış.

O yabancı,  Sivas’ın Zara ilçesinden olduğunu söyledi.

Ben Hemen Zara’lı olan ilkokul öğretmenimi sordum. Öğretmenimi çok severdim. Beni üç yıl okutmuştu.   Sorduğuma da pişman oldum.

Tam anlamıyla adam,  ”Küplere bindi.

Çok da hiddetli konuşuyordu.  Benim soruma:  “ Öğretmenleri sevmem ve tanımam. “ Diye cevap verdi.

O kızgındı. Biz yapıcı konuşmaya özen gösterdik.

Olgunluk sınırlarının sonuna yaklaşmaya başladık.  Ağabeyim sinirleniyordu. Onları dövmeyi düşünüyordu. Susmasını işaret ettim. Sustu.

Öğretmenleri neden sevmediğini sordum. Ben de öğretmen olduğumu söyledim. Verdiği cevap çok ilginçti.

Hiddetli konuşmasına devam etti:

“Öğretmenleri sevmem ve tanımam. Eskiden askere komut verilirdi.  Rahat, Hazır ol. Uygun adım. Rap,rap,rap. Asker, yürüdükçe ayak sesleri Allahlın adını zikrederdi. Sonra öğretmenler piyasaya çıktı.

Onlar çocuklara:

“Rahat, hazır ol,  uygun adım sağ, sol; sağ sol diye diye memleketin içine ettiler.

Halkı sağa sola böldüler.

Onlara verilen görevden belli oluyordu:

ÖĞRETMEN (Kimseye bir şey öğretmen )  anlamına geliyordu. İşte öğretmiyorlardı. Memlekete zararları vardı.  Faydaları yoktu.  Onun için öğretmenleri sevmem ve tanımam.” Dedi.

Ağabeyimi zor zapt ediyordum.

O zihniyet eylem için hazırlıklıydı.

İşte o günlerde her köyde, her mahallede bunlar gibi düşünenler halkla temas halindeydi.  Öğretmenlere karşı kışkırtıyorlardı. Malzeme olarak dini kullanıyorlardı.

Öğretmenlerin yenilik dediklerine gâvur icadı diyorlardı. Öğretmenleri de dinsizlikle suçluyorlardı. Birçok olaylara önderlik ediyorlardı.

Cahil halk da onların arkasına katıldı. O halkı ikna ediyorlardı.

Sol elini kullananlara ‘solcu’ diyorlardı. Kapıdan girerken önce sağ ayak içeri atılmalıydı. Çıkarken sağ ayak önce dışarı çıkmalıydı.  Aksi davrananlar İslamiyet’e karşı oldukları için kasıtlı yapıyorlardı.

Bu uydurma örnekler çoktu.  Dini; tuvalet kullanmaktan, cinsel ilişkilere kadar hepsine karıştırdılar. Herkes Tuvaletine bir liste asıyordu.

Kurallar listesine uyulmalıydı. İhtiyaç gidermeye oturunca okunacak şekilde asılıyordu. Bunlar dinin icapları olarak genç beyinlere işleniyordu. Bu kurallara uyanlarında hiç biri dini tarif etme bilgisine sahip değildi. Şartlanmışlardı.

O zihniyet bugün başımıza dert oldu. Yarınlarımız güvencede değil.

Haber Etiketleri:

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat