HASTA KUZEN

HASTA KUZEN 

Eşi tutukluydu. Hasta bayanın, sevenleri çevresinde kalmamıştı.

Onunla ilgilendim.

Yardım sevenlerin yardımlarını yönlendirdim. Yardım kuruluşlarından da destek sağladım. Bu desteklerle,

Ramazanda,  bayramlarda ihtiyaçları giderildiği gibi biraz da tasarruf ettik.

Evine telefon bağlatarak, istediklerine ulaşmasını sağladım.

Telefon sayesinde rahatsızlığından derhal haberim oluyordu.

Ona yardımların artması için bazı imkânlar oluştu.

Zor günlerde hep yanında oldum. Ona kimsesiz olmadığını gösterdim. Kendisini ve çocuklarını çok seviyordum. Onun da bizi çok sevdiğinden emindim. Hastalanmıştı. Üzgündüm.

Üzüntümü kimseye belli etmiyordum. Kendisinin üzüntülerinden kurtulması için umutlar veriyordum.

Artık onun ciğerleri yoktu.

Ağzından çok kan boşalıyordu.  Makineye bağlı olarak yaşıyordu.

Eşi, iki oğlu ve iki gelini onunla çok iyi ilgileniyorlardı.

Küçük oğlunun bir yıl kadar yurt dışında çalışması parasal sorunlarını çözdü.   Üç düğün yaptılar. Sonra bir lüks daire aldılar.

O dairede iki oğlu, iki gelini ve eşiyle yaşıyorlardı. Her şey yerine geldi. Ama onun giden sağlığı bir daha geri gelmedi.

Hasta yatağında gözlerinden mutluluk okunuyordu. Torunları olmuştu.

Yatakta akıllı bir hasta yatıyordu. Evdekilerin hepsi onunla ilgileniyor ona saygı duyuyorlardır. Kendisi de evdekileri seviyordu. Aklıyla onları gayet iyi yönlendirirdi.

Çevredeki haberleri anında bana bildirirdi. Kötü haber olduğu zaman önce benden üzülmeyeceğime söz vermemi isterdi.

Sonra haberi söylerdi.  “Yoksa üzüldün mü? “ diye beni teselliye çalışırdı.

Nihayet dokuz Ekim 2008 günü, Onu da Şeyh’i Şirvani’ye götürdük.

 

 

Haber Etiketleri:

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat