İYİ PARTİ’DEN ADAY TANITIM PROGRAMI

İYİ Parti Tokat İl Başkanlığınca Erbaa ve Niksar adayları tanıtıldı. Erbaa Belediye Başkan Adayı Murat Toycan Selçuk, Niksar Belediye Başkan Adayı Emrah Köknar projelerini anlatarak destek istedi.

İYİ Parti Tokat İl Başkanlığınca yapılan programda Erbaa ve Niksar adayları tanıtıldı. 9 Şubat cumartesi günü Niksar’da düzenlenen aday tanıtım programına İYİ Parti Grup Başkan Vekili ve İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, İYİ Parti Tokat İl Başkanı Ömer Sağol, CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, İYİ Parti Niksar İlçe Başkanı Abdullah Lüleci, CHP Niksar İlçe Başkanı Zafer Başar’ın yanı sıra İYİ Parti ve CHP’den çok sayıda partili katıldı.

Aday tanıtımında konuşan İYİ Parti Grup Başkan Vekili ve İstanbul Milletvekili Yavuz  Ağıralioğlu, “Bu kadar çok siyaset konuşan bir milletin ayağa kalkması mümkün değildir. Siyaset; ülkede insanlar rahat yaşasın diye bir grup milletine adanmış bireyin konuşmaktan çok iyi işler yapmak zorunda olduğu bir siyasal iklimin vazife kürsüsüdür. Çok uzun zamandır bu ülkenin vazife kürsülerinde milletine ağlamak, bahane üretmek, hakaret etmek gibi bir siyasi üslupsuzluk arzı endam etmektedir. Memleketin istikbalini, çocuklarımıza bırakacağımız vatanı onlara teslim edeceğimiz gün için hazırlık yapmaktan ibaret bir siyasi işi millete hakaret etmek fırsatına dönüştürenlere cevabımız cepheleşerek, bölerek taciz ederek örselediğiniz milletimizi bir cephe yapacağız. Cepheleştirerek kendi siyasi azığınız haline getirdiğiniz memleketimizin hepsini bir cephe yaparak yöneteceğiz. Dolayısıyla bugün burada liyakatli olduğuna inandığımız, laik olduğuna da siyasi partilerimiz farklı olmasına rağmen şehadeti birbirimiz lehine yapabildiğimiz bir siyasal iklimi oluşturuyoruz. Türkiyeciler herkes Tayip Bey dahil sadece 16 yıllık aralıksız iktidarında Liyakati istihdam edeceğiz cümlesini en çok kuran Tayip Beydir. 2002 yılında iktidara geldiler 2019 yılında halen kendi iktidarlarının siyasi manifestosu gibi seçim meydanlarında liyakati istihdam edeceği diyorlar. Seçim manifestosu olarak bugün söyledikleri her şey aslında 17 senedir ülkelerine vaat ettikleri hiçbir şeyi yapmadıkları anlamına geliyor. Aslında liyakat istihdam etmek kürsülerde kendi ağızlarına dayanan mikrofondan hikmetli sözler söylemekten daha ciddi bir iştir. Biz evlerimizde işlerini iyi yapan ustalara ihtiyaç duyarız. Bu ustaların hiç birisine namaz kılar mısın, oruç tutar mısın dergahlarda bulundun mu diye sual etmeyiz. İşini iyi yapmaktan ibaret bir adam aradığımız adamdır. Sayın Cumhurbaşkanı milletine bırakacağını vaat ettiği sarayda duvarların veya banyoların herhangi bir ihtiyacını görmek için aradığı herhangi bir adama namaz kılıyor musun diye sormaz. Ama devlete adam atayacağı zaman bizim mahalleden misin, bizim okuldan mısın, bizim mezhepten misin diye sorar. Devlet yönetmenin asgari ciddiyeti şu kadardır arkadaşlar; Duvarınızı sıvasın diye aradığınız ustada aradığınız hassasiyeti devletinizi yönetirken de gösteren insanlar seçeceksiniz. Bu kadar.” diye konuştu.

YAŞANABİLİR TÜRKİYE İÇİN ADIM ATIYORUZ

Türkiye’yi yaşanabilir kılacak olan bir siyasi beraberliğin ve hoşgörünün adımlarını attıklarına işaret eden Ağıralioğlu, şunları kaydetti:

“Bugün burada bir siyasi zarafetin örneğini görüyoruz. Sayın Milletvekilimize teşekkür ederim. Aslında bu memleket hayrına bir arada bulunabilmenin bir ülkeye ne kadar esenlik getireceğinin alametidir.  Dolayısıyla biz aslında bugün Türkiye’yi yaşanabilir kılacak olan bir siyasi beraberliği, siyasi hoşgörünün de adımlarını atıyoruz. Eskiden kavgalarla yorulmuş bu milletin kine, gareze hapsedilmek istenen bir milletin kalbiyle buluşarak yarınlarını inşa etme düzenini kuruyoruz. Biz aslında birbirlerine hasım olsunlar, düşman olsunlar diye birbirlerine hasım edilmeye çalışılmış bir milletin bizi içine düşürülmeye çalışıldıkları o girdabın içerisinde kardeşliğimize tutunarak çıkmayı siyasi bir beraberlik haline getirme gayretindeyiz. Dolayısıyla bugün söyleyecek sözü, yürüyecek yolu olanların günü. Sözü bitenin sözü hakarete döner. Biz milletimizi seviyoruz. Ülke hizmeti görürken kin ve garez tohumları ekmeyeceğiz. Tayip Bey’in ’51 benim kalan 49’un canını okuyacağız’ cümlesine “Kalan 49 biziz. Sendeki 51’in emanetini de teslim alacağız” diyoruz. “

“MİLLETİMİZİ KURDA KUŞA YEM ETMEYECEĞİZ”

“Milletimize borcumuz var.” Diyen Ağıralioğlu, “Vatansızlığın ne olduğunu hemen yanı başımızdaki Suriye’de gördü bu millet. Dolayısıyla ne devletimizi, ne milletimizi kurda kuşa yem etmeyeceğiz. Ama devletin yönetimini de ferasetsizliğe, paresizliğe, haram hassasiyetsizliğine, devletin malını eşe dosta yandaşa peşkeş çekmişliğe de teslim edemeyiz. Biz ülkemizi mukaddes bir emanet olarak aldık. Çocuklarımıza aziz ve mukaddes bir emanet olarak bırakacağız. Cumhurbaşkanımız uluslararası toplantılarda konuşurken cümle kurgusu olarak çok hoşumuza giden cümleleri aslında uygulamada güzel gelmiyor. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ cümlesi Türk Devletinin başında olan birinin göğsünü gere gere söyleyeceği bir cümledir. Dünya 5’ten büyüktür ama Papazı gönderirseniz. Dünya 5’ten büyüktür diye arzı endam ettiğiniz adama sınırımızda 5 bin tır vermiş Trump’a ‘Sevgili Dostum Trump’ derseniz, Dünya 5’ten büyüktür deyip Mısır’da Sisi Darbesini destekleyenlere dostum derseniz Dünya 5’ten büyük demeyeceksiniz, Dünya 4’ten büyük diyeceksiniz. Sizi bu Suriye batağına düşürdü diye muzdarip oldunuz. Birkaç ay sonra Şam düşer diye heves ettiniz. Emevi Camisinde namaz kılarız diye ferasetsizlik ettiniz. Kendi ettiğiniz ferasetsizliğin bedelini kendi milletinize 5 milyon Suriyeliyi misafir etmek mecburiyetine dönüştürdünüz. Baktınız ki bu kuyudan çıkamayacaksınız Amerika’ya rağmen Rusya’ya tutunarak kurtulalım dediniz. Demek ki dünya 3’ten büyükmüş.” ifadelerini kullandı.

ANDIMIZ DEĞERLENDİRMESİ

Andımız tartışmasıyla ilgili ise Ağıralioğlu, “Mevzuyu Danıştay kararı üzerinden kodlayacak insanlar değiliz biz. Türk milleti andına Danıştay kararı ile bağlı bir millet değildir. Biz Andımıza Allah’a verdiğimiz sözle kulluğumuz ve komşuluğumuz ile bağlıyız. Biz Türk’üz ama uzunca zamandır çalışkan değiliz. Uzunca zamandır büyüklerimizi sayamıyor, küçüklerimizi sevemiyoruz. Uzunca zamandır Türk’ün hakla hakikatle emekle, zarafetle arası açıldı. Biz kendi ettiğimizi buluyoruz. 500 senedir Yunus Emre, Mevlana çıkaramayan manevi pınarları kurumuş, ağır imtihan altında kendi memleketinde bir sükûnet iklimi kurmaya gayret ediyoruz. Toparlanmak zorundayız.” dedi.

“CENNET” AÇIKLAMASINA DEĞERLENDİRME

Eski Bakan İsmet Yılmaz’ın tepki çeken ‘Cennet’ açıklamasına dair de konuşan Ağıralioğlu, “İsmet Bey aslında iyi bir adamdır. Böyle bir cümleyi de kurabilecek bir adam değildir. Ama kazanma hevesinin hırsının, ve bunun için her şeyi göze almak mecburiyetinde kalmanın bir insanı onca efendiliğine rağmen ne hale getireceğinin alametidir. Aklı başında, kalbi sağlam bir adamın söyleyebileceği bir laf değildir. Bir anlık boşluktur. İsmet Yılmaz evvela Milli Eğitim Bakanı olarak, Milli Savunma Bakanı olarak Türk milletinden özür dilemelidir. Siyasetçilerin millete vaat edecekleri şey cennetten berat dağıtmak değildir. Ülkelerini cennet gibi yapmaktır” ifadelerini kullandı.

DURMAZ DA DESTEK İSTEDİ

AK Parti belediyelerine son vermek için bir arada olmaktan mutlu olduğunu söyleyen CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz ise Niksar’a güzel projeler kazandıracağına inandıkları Emrah Köknar’ı ortak kararla aday seçtiklerini söyledi.  Niksar’ın coğrafi, tarihi ve kültürel güzelliklerinden bahseden CHP’li Durmaz, yaşanan göçün durması, ilçenin hak ettiği il olmaya aday olması için Emrah Köknar’a destek istedi. Durmaz, “Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz. Ortak akla inanıyoruz. Ayrımız gayrımız yok. İYİ Parti ve CHP’nin bu anlamda verdiği emeğe teşekkür ediyorum. Emrah Köknar’ın yolu açık olsun. İnşallah başaracağız” dedi.

            İYİ Parti Niksar Belediye Başkan Adayı Emrah Köknar ise yaklaşık 25 gündür sahada olduklarını ve ilçenin tespit ettikleri sorunlarına dair bir proje taslağı oluşturduklarını söyledi. Köknar, destek istedi. Köknar, “Sayın vekilim Kadim Beyin dediği gibi bu memleket 55 bin nüfusu gördü. Gaziantep’te 2 tane lastik ayakkabı fabrikası varken burada 7 fabrika vardı. Bu memleket sanayinin kalbiydi. Şuan geldiğimiz durumu hepiniz görüyorsunuz. Ne yapmamız gerektiğini biliyorsunuz. Biz bu işi yapmaya talip bir ekibiz. Bize yetkiyi verirseniz bunların hepsini 5 yılda çözeceğiz.” dedi. Seçime 50 gün kaldığını hatırlatan Köknar, kapı kapı gezerek projelerini anlatacağını ifade etti.

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat