TOKAT’TA ÇİN’E DOĞU TÜRKİSTAN PROTESTOSU

Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri Tokat’ta STK’lar tarafından protesto edildi

Çin yönetimince Doğu Türkistan'daki Uygur Türklerine yönelik insan hakları ihlalleri, Tokat’ta sabah namazı sonrası protesto edildi.

İnsan ve Medeniyet Hareketi, Genç Hareket ile Tokat Sivil Toplum Kuruluşları Platformu üyelerinden oluşan bir grup, Tokat Meydan Camisi'nde sabah namazında bir araya geldi. Sabah namazı sonrasında Tokat Müftüsü Ömer Faruk Bilgili tarafından Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur Türkleri için gözyaşları eşliğinde dualar edildi. Yapılan duaların ardından cami bahçesinde toplanarak pankart açan STK temsilcileri ve vatandaşlar, tekbirler ve salavatlar eşliğinde basın açıklaması düzenledi ve Çin'in Doğu Türkistan'a yönelik politikalarını kınadı.

Grup adına açıklamayı okuyan Genç Hareket Tokat Gönüllüsü Melikşah Çağlar, Doğu Türkistan’da yaşananların insanlık suçu olduğunu söyledi.

Doğu Türkistan yaklaşık 70 yıldır Çin işgali altında yaşayan bir İslam yurdu olduğunu, işgalle birlikte başlayan zulüm ve işkencelerin sürekli yeni bir boyut kazanarak devam ettiğini söyleyen Çağlar, şunları kaydetti:

“Doğu Türkistan tıpkı Filistin gibi, Arakan gibi, Keşmir gibi hiçbir zaman zulmün eksik olmadığı bir coğrafyadır. Zaman zaman işkencenin şekli değişmekte fakat mahiyeti ve hedefi değişmemektedir. Çin, işgalin başından bu yana Müslüman kimliğini yok etmeyi amaçlamaktadır. İslam'ın asil mensupları olan Uygur Türkleri inançlarına, kültürlerine ve kimliklerine sahip çıktıkları için katliamlara, soykırımlara maruz kalmışlardır. Çin, Doğu Türkistanlı Müslüman Uygurlara iki seçenek sunmaktadır: Ya asimile olur ve bir Çinli gibi yaşarsınız ya da ölürsünüz. İslami kimlikleri yok edilmek istenen Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz Çin Faşizmince uygulanan sistematik işkence yöntemleriyle karşı karşıyalar.

Daha önceden kültür devrimi altında yaptığı zulümleri yeniden hortlatan Komünist Dikta yönetimi bölgeye getirdiği Çinlileri Uygurlularla kardeş ilan ettiğini söyleyerek her eve bir Çinli yerleştirme kararı aldı. 66 yıldır Çin işgali altında bulunan Doğu Türkistan kapalı bir yönetim sistemi altında olduğu için yaşadığı zulümleri dünyaya yeterince duyuramıyor. Baskı altında varoluş mücadelesi veren Uygurlu Müslüman kardeşlerimiz soykırım tehlikesi yaşamaktadır. Bugün Doğu Türkistan'da Müslümanlar zaten işgal altındaki yurtlarında tam bir esarete mahkum edilmek istenmektedir. En ufak bir direnişin, Müslümanca yaşama çabasının karşılığı şiddet, işkence ve ölümdür. Her geçen gün yeni yasaklar getiren Komünist diktatörlük Doğu Türkistan'da ezan okunmasına, toplu namaz kılınmasına ve oruç tutulmasına izin vermiyor. İnanç özgürlüğünü ayaklar altına alan Çin yönetimi dine ait her şeyi yasaklamış durumda. Uygurlu Müslümanların çocuklarına Müslüman isimler vermesi yasak. Müslümanların birbirlerine selam vermesi yasak. Kur’an-ı Kerim okumak yasak. Dua kitabı ve bayrak bulundurmak yasak. Kadınların başörtüsü takması yasak. Çin’in Doğu Türkistan'da getirdiği yasaklar ve uyguladığı ağır cezalar sonucu Doğu Türkistan dünyanın en büyük açık hava cezaevine dönüşmüştür.

Daha önce Tibet’te yapılan zulümleri kendi çıkarları için kullanan Amerikan Emperyalizmi Doğu Türkistan’da yaşanan acılardan menfaat devşirmekten başka bir şey düşünmemektedir. Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin gözü ve kulağı Türkiye’dir. Türkiyeli kardeşlerinden başka acılarını paylaşan ve acılarını sona erdirmek isteyen başka kimse yoktur.

Bunun için Türkiye bir an önce Çin'e baskı yaparak gerekli girişimlerde bulunmalıdır. Komünist dikta yönetimini uyguladığı asimilasyon politikalarından vazgeçirmek için gerekli diplomattık adımlar atılmalıdır.

Basın açıklaması sonrasında vatandaşlar tekbirler getirdi.

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat