İSTİKRARSIZLIK BU ÜLKEYE KAYBETTİRİR

31 Martta yapılacak Mahalli İdareler seçimlerinin yerel seçimlerin ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Meseleyi ben Eyüp Eroğlu meselesi olarak görmüyorum. Meseleyi genişten görme mecburiyetimiz var. İstikrarsızlık bu ülkeye kaybettirir." dedi.

            Eğitim Bir Sen Tokat 1 ve 2 No.lu Şube tarafından "Teşkilat Buluşması" programı düzenlendi. Programa Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, Bosna Hersek Bağımsız Sendikalar Konferasyonu’nun (SSSBİH) Genel Başkanı Selvedin Satorovic, Saraybosna Yunus Emre Türk Kültür Merkezi Müdürü Mehmet Akif Yaman, Genç Memur Sen Genel Başkanı Eyüp Beyhan, sendika başkanları ve üyeleri katıldı. Programda Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu selamlama konuşması yaptı. Daha sonra konuşan SSSBİH Genel Başkanı Selvedin Satorovic, tercüman aracılığı ile yaptığı konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önemli bir lider olduğuna işaret ederek, "Umarım ki güçlü bir lidere destek vereceksiniz. Bu seçimler de hepiniz bizimle beraber çalışacaksınız ki Bosna Hersek’teki Boşnakların durumu daha iyi ve güvenli olacak." dedi.

"HİÇBİR ZAMAN MİLLETİN KARŞISINDA YER ALMADIK"

            Daha sonra kürsüye gelen Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, sendika tarihi ve izlediği yol hakkında açıklamalarda bulunarak, “Sendikal mücadelemiz 27’nci yılını dolduruyor. Dolayısıyla yarım asra yakın yolculuk yapan, çeyrek asrı geride bırakan bir teşkilatız. Bizim teşkilat çalışmalarımız, sendikal mücadelelerimiz kurulduğumuz günden bu güne kadar hiçbir zaman milletin hilafına olmadı. Hiçbir zaman milletin karşısında yer almadık, milletle kavga etmedik hep milletle birlikte millet için birlikte yürüdük. Çünkü biz kamu görevlisiyiz biz bu ülkede kendisini millete borçlu hisseden bir kitleyiz. Onun için bizim derdimiz millet bizim kendimiz millet yükümüz yeniden medeniyet. Memur Sen’in teşkilatları özel de Eğitim Bir Sen’le başlayan bir sendikal hareket şimdiye kadar hep bu mimbal üzerinde yürüdü. 27 yıllık bu sendikal mücadele içerisinde hiçbir zaman kaldırım taşı sökmedik. Hiçbir zaman cam çerçeve indirmedik. Hakkımızı aradık, haddimizi aşmadık milletin kazanılmış değerlerine Anadolu’nun kabul görmüş değerlerine hep saygılı olduk ve onun için kendimizi sorumlu hissettik. Memur Sen ailesi bu yaklaşımının altındaki temel hazinesinin Mehmet Akif inan gibi bir entelektüel kapasiteden kaynaklandığını bilen bir kitle. 27 yıllık geçen bu süreçte sendikamız çok badireler atlattı, çok şey yaşadı. Çok önemli kazanımların altına imza attı ve ülkenin demokratik zemininin temel hak ve hürriyetler skalasının güzelleşmesi açısından çok ciddi katkılar sundu ve kırılma anlamında yanılma anlamında millet iradesinin yanında bulundu. Geldiğimiz bu nokta da çok ciddi anlamda bir bakiyemiz ve hikayemiz var. Temel hak ve özgürlükler konusunda bugün bir çok konuyu tartışmıyoruz artık. Üniversite önlerindeki dramdan kamu görevlilerinin cumaya gidişi konusuna varana kadar. Kamu görevlilerinin öğle arasında yemek yediği, kamu yemekhanelerinde helal gıdalar sertifikalı ürünlere öncelik verilmesi ibaresinin düşünülüp düşülmeyeceği tartışmalarının geride bırakılması ve toplu sözleşme marifetiyle kayıt düşülmesine kadar” şeklinde konuştu.

BÜYÜK FOTOĞRAFA BAKILMALI

            Ali Yalçın 31 Martta yapılacak Mahalli İdareler seçimlerinin yerel seçimlerin ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: "5 milyon insanın milli gelirden alacağı payı masada pazarlıkla yürütmüş bir kardeşiniz olarak 7 Haziran'dan sonra oluşan tablonun ne kadar stresli olduğunu bizzat yaptığım ziyaretlerde yaşadım. Gördüğüm şey beni korkuttu. O istikrarsızlık bu ülkeye kaybettirir. Bu ülke istikrarı yakalamak durumunda diye onun için biz referandumda Cumhurbaşkanı hükümet sisteminde sahaya indik ve 350 merkezde sorumluluk aldık ülke istikrarı yakalasın diye. Ülke istikrarı bu seçimden sonra eğer yakalarsa, bu seçimde de hizmet etme ve otobanda gitme şansını elde edecek. Değil bir çentik oluşturulur, bir tırnak atılır, dişine kan değerse eğer emperyalistlerin ve Siyonistlerin seyreyleyin gümbürtüyü. Onun için Hasan’a mektup diye Abdurrahim Karakoç’un bir dizesi var çok beğenirim. Derki, ‘Güneş doğar doğmaz ayrıldı renkler, Kapalı kapılar aralandı ha!.. Leş için uluyan uyuz köpekler, Işığı görünce pirelendi ha!..’ dolayısı ile onlar ışığı bekliyorlar. Meseleyi ben Eyüp Eroğlu meselesi olarak görmüyorum. Meseleyi genişten görme mecburiyetimiz var. Fotoğrafı büyükten alma mahkumiyetimiz var." ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat