UMRE NOTLARI - MEDİNE -1

-Bismillahirrahmanirrahim-

31 Mart Pazar günü saat 11.00’da Ali Paşa Camiinin önünde güzel bir program. 25 Umrecinin kendisi ve yakınlarının oluşturduğu samimi, gözü yaşlı bir cemaat. Emekli müftü Selahattin Şanver hocamızın dualarına hep birlikte amin, amin dedik… Türkiye’deki, Tokat’taki Müslümanların selamını, dualarını, temennilerini Rasulü Ekrem’e, Kabe’ye, Yüce Allah’a iletmek üzere emaneten yüklendik… Saat 11.30’da tekbir ve salavat sesleri arasında Tokat’tan 25 kişi ile ayrıldık. Kafilemizde genci, orta yaşlısı, yaşlısı, kadını, erkeği vardı. Tam bir Anadolu karması.

            Yaklaşık bir saat gideceğimiz yerleri, Mekke’yi, Kabe’yi, Safa’yı, Merve’yi, Arafat’ı, Mina’yı Medine’yi Münevvere’yi, Ravzayı Mutaharra’yı, Cennetül Baki’yi, Uhut’u, Hendek’i, Kuba Mescidi’ni kısa kısa bazen duygu cümleleri ağır basınca gözlerden süzülen inci taneleri ile anlattık. Bazen yağmurun sağanağa dönüştüğü gibi, göz damlaları, hızlanınca duygu seli oluştu. Kelam bitti.

            Derken öğle namazı için Şarkışla Karabulut tesislerinde namazlar seferi olarak icra edildi. Yeniden yola devam.

            Saat 15.30 Kayseri Hava Limanına intikal… Orada kafile başkanımız Osman hoca ve şirket yetkilisi Yasin beyle tanıştık. Buradaki şirket temsilcisi Nurşan hanım bizi tanıştırdı. Sonra uçağa bindik. Kayseri merkezli üç şirketin hacıları yaklaşık 300 civarında…

            Uçakta diğer kafile görevlileri ile tanıştıktan sonra bütün Umrecilere mini bir hitap… Uçağımız 3,5 saat sonra Medine’de olacak. İki cihan güneşimizin Ravzasına yaklaşmanın heyecanı bütün kardeşlerimizi kapladı. Hep birlikte “Esselamü Aleyke ya Rasulallah / Esselamü aleyke ya habiballah / Esselamü aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin nidaları ile Medine havalimanına indik. Oradan iki otobüslerle iki kafile kalacağımız Marmara Oteli’ne yerleştik. Kutlu yolculuğumuz şimdilik bitmişti. Bundan sonra ziyaret yerlerimizi anlatmaya devam edeceğim inşallah..

**

MEDİNE -1-

Medine-i Münevvere’de; 25 Tokat Umrecisi, 19 Kayseri Umrecisi, toplam 44 hacı kardeşimizle 2. kafilenin sorumluluğunu üstlendim. İlk ziyaretimiz yatsı namazında Mescid-i Nebi’de oldu. Abdestimizi aldık. Otel girişinde toplandık, Rasulüllah ziyaretinin manevi muhabbeti içimizi kaplamıştı. Hep birlikte yürüdük. Mescid-i Gamame (Bulut Mescidi) önünden Hz. Ebubekir Mescidi’nin yanından dualarla süzülerek 6 nolu kapıdan Mescid sınırına girdik. Birlikte biraz yürüdükten sonra hanımlar doğrudan 25 kapıya doğru ilerlediler, başlarında tecrübeli bir hanım görevli vardı. Biz de doğrudan Rasulü erkemin ve sahabilerinin de ziyaret edilebileceği bir kapıdan içeri girdik.

            Biraz sonra Allahu Ekber, Allahu Ekber nidalarıyla hoş seda bir Medine ezanı başladı. Dikkatlice kelimesi kelimesine tekrarladık. Sonrasında ezan duası…

            Ve güzel ezandan sonra bütün yol yorgunluğumuzu unutturan huşu içinde Peygamber mescidinde ilk yatsı namazı. Namazdan sonra doya doya kana kana zemzem ikramı, zemzemi içerken Rasulü ekremin “Allahım senden faydalı ilim, bol rızık ve her türlü dert ve hastalığa karşı şifa niyaz ediyorum.” duası ile birlikte…

            Namazdan sonra hanımlar kendi bölümlerinden, erkekler de kendi bulundukları yerden yavaş yavaş sevgiliye, en sevgiliye: ‘Allahümme salli ala seyyidina, Muhammedin ve ala ali seyyidina ve nebiyyina Muhammed’ diyerek yaklaşıyoruz.

            Aynı HAC zamanı gibi çok kalabalık. Yavaş yavaş yaklaşıyoruz. Ravzaya metreler kaldı. Herkes “Ya Resulullah sana Türkiye’den, herkesten selam getirdik.” diye emanetlerini, selamlarını sunuyor, kendi selamlarını iletiyor, duygular en yüksek noktada, gönül pınarları çağlıyor. Sonra Halifeti Rasulullah Ebubekir, sonra Hz. Ömer’e selamlar iletildikten sonra Cibril’in geliş noktasından hürmetle mescidin dışına çıkış… İstirahat için otele dönüş…

**

Haber Etiketleri:

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat