GENÇ KADINLARDA OSTEOPOROZ ( KEMİK ERİMESİ)

Medicalpark Özel Tokat Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon hekimi Uzm. Dr. Ayten Bayram, genç kadınlarda osteoporoz (kemik erimesi) hastalığının tanısı, hangi yaş aralıklarında görüldüğü ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler verdi.

            Osteoporoz, kemik kütlesindeki azalma ve mikromimari yapıda bozulma ile giden ve sonucunda kemik kırılganlığında ve kırık riskinde artmaya yol açan sistemik iskelet hastalığı olarak tanımlanmaktadır. 50 yaşın üzerindeki her 3 kadından ve 5 erkekten birinde osteoporoz olması ve ufak bir darbe ile gelişen kırıklar hastalığı önemli bir halk sağlığı problemi haline getirmiştir. Bu nedenle hastalığın tanısının doğru konulması ve uygun tedavi seçeneklerinin kullanılması oldukça önemlidir. Osteoporoz tanısında kemik mineral yoğunluğunun DXA (Dual-X ışını absorpsiyometr ) ile ölçümü altın standart olarak kabul edilmektedir. Tekrarlanabilirliği, hata payının düşük olması, çok geniş veritabanının olması, işlemin kısa sürmesi, girişimsel bir işlem olmaması ve çok az radyasyon içermesi diğer tanı yöntemlerine göre en büyük avantajlarıdır.

            Bir yaratılış ve tasarım harikası olan insan vücudu; çok karmaşık bir sistemdir; on binlerce yıllık tıbbi bilgi ve deneyimlere rağmen, hala hekimleri ve araştırmacıları şaşırtmaya devam etmektedir. Kas-iskelet sistemi de bu karmaşık sistemin çok önemli bir parçasıdır. İskelet sisteminde en az 206 kemik ve bunlarla ilişkili tendonlar, ligamanlar ve kıkırdaklar vardır. Yumuşak dokuların ve organların desteklenmesi, kan hücrelerinin üretimi, mineral-lipid depolanması, kas-iskelet sistemi yoluyla vücudu ve hareketleri desteklemesi iskelet sisteminin önemli fonksiyonları arasındadır.

            40’lı yaşlardan itibaren yaklaşık %0,5 oranında kemik kaybı başlar, menopoza yakın dönemde ve menopozdan sonraki 7 yılda kadınlarda yılda %3 gibi bir kemik kayıp hızı olur ve bu daha sonra yılda %0,5-%1 gibi sabit bir hıza ulaşır.

            Genel kabul; osteoporozun daha çok menopoz sonrası kadınlarda yoğun bir şekilde görüldüğü yönündedir, oysa ki, menopoz öncesi dönemdeki kadınlarda da osteoporoz, ciddi oranlarda görülebilmekte, ne yazık ki gözden kaçtığı için bu dönemdeki kişiler kırıkla birlikte sağlık kuruluşlarına başvurabilmektedirler. işte bu nedenle menopoz öncesi dönemdeki osteoporoz sanıldığından çok fazla görülmekte, gözden kaçırılmaması bu nedenle önem arz etmektedir… 

            Peki kimler öncelikle Risk Altında: Herhangi bir operasyon sonrası hareketsiz kalıp uzun süre yatan kişiler, RomatoidArtrit ,bağ dokusu hastalıklar, SLE gibi iltihaplı eklem romatizması hastalığı olanlar, tiroid/paratiroid hastalıkları, beslenmede D vitamini, kalsiyum ve diğer besin eksiklikleri, ciddi karaciğer/ böbrek hastalıkları olanlar, cushing sendromu, Addison hastalığı gibi böbrek üstü bezi hastalığı olanlar, çölyak hastalığı gibi barsak emilim problemleri olanlar, ülseratif kolit/chronhastalığı gibi inflamatuvar barsak hastalıkları sorunları olanlar, uzun süreli kortizon, epilepsi, depresyon,  kemoterapi ilaçlarını kullananlar, koah, diabetesmellitus gibi kronik hastalıkları olanlar,  en başından beri adet düzensizliği yaşayanlar ya da adet baskılayıcı ilaç alanlar, kendisinde ya da ailesinde ufak bir travma ile kırık oluşanlar daha menopoza girmeden kemik erimesi açısından risk altındadırlar.

 İşte beraberinde yukarıdaki saydığımız ikincil hastalıkları olan, çoklu ilaçlar kullanan, çok doğum ve uzun emzirme dönemleri olan,  bu menopoz öncesi kadınlardaki kemik mineral yoğunluğu, ergenlik döneminde kazanılan doruk kemik kitlesine bağlıdır. Doruk kemik kitlesi 30 yaşına kadar kazanılan kitledir. Kızlarda, kemik kitlesi en fazla 11-14 yaş arasında artma gösterir, bu artışın %95’i 20 yaşına kadar sürer ve 20-29 yaşlar arasındaki artışlar ise çok azdır.  Doruk kemik kitlesi, ergenlik döneminde; genetik yatkınlık, hastalıklar, ilaç kullanımı, yaşam stilinden etkilenir. Kemik kaybı en çok menopozdan 1 yıl önce ve menapozdan 2 yıl sonra olup, bu dönemde bel omurlarında %7,4, femur boynunda %5,8 kayıp tespit edilmiştir. Kırık oluşma riski için, kişinin kemik kitlesi,  kalitesi,  düşme sıklığı, düşmeye karşı koruma cevapları gibi bazı faktörler etkilidir.

            Menopoz öncesi kemik kaybının miktarını ve derecesini etkileyen faktörler; yaş, kilo değişiklikleri, vücut kitle indeksi, kalsiyum alımı, fiziksel aktivite, alkol tüketimi, ailede osteoporoz öyküsü, sigara, hamilelik sayısıdır.

            Emzirme döneminde paratiroid hormon-ilişkili peptid (PTHrP) salgılanmasına bağlı olarak östrojen eksikliği ve süt yapımı için anneden kalsiyum kaybı nedeniyle, omurga ve kalçadan ilk 3-6 ayda %3-%10 kayıp oluşur. Kemik kaybı, süt vermenin kesilmesinden sonra geri döner, bu süre 18 ay veya daha uzun olabilir. Kemik iyileşmesi omurgada tam,  diğer kemiklerde ise daha yavaştır. Emzirme döneminde yapılan kemik ölçümlerinde normal ve anormal değişikliği ayırmak güçtür. Hamilelik ve emzirmeye bağlı osteoporoz nadir bir durum olup, hamileliğin son 3 ayında, omurgada kırıkla kendini gösterir,  bu nedenle gebe ve emziren annelerde ciddi ve şiddetli sırt ağrısı şikayeti olduğunda osteoporoz olabileceği akla gelmeli, hemen ilgili uzmana başvurulmalı, aksi halde gecikilen durumlarda omurga kırığına dek giden istenmeyen durumlarla karşılaşılabilir.

            Menopoz öncesi ikincil nedenleri olanların muhakkak bir sağlık kuruluşunda kapsamlı değerlendirme için Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı’na başvurması önerilir. Değerlendirme sırasında, öykü alınmalı, fizik bakı yapılmalı ve daha sonra da laboratuar araştırmaları ve kemik ölçüm testleri ile ikincil nedenler bulunmaya veya dışlanmaya çalışılmalıdır.

            Bu hastalarda, yaşam stilinin düzenlenmesi

• Yeterli kalsiyum alımı (1000-12000 mg elemental günlük kalsiyum)

• Yeterli D vitamini alımı (400-800 IU D3 vitamini)

• Düzenli fizik aktivite (özellikle ağırlık bindirilerek yapılan egzersizler)

• Sigaranın kesilmesi

• Normal vücut ağırlığının devam ettirilmesi

 • Aşırı diyet ve kilo oynamalarından kaçınılması

 • Aşırı alkol, kafein ve fosfor içeren içeceklerden kaçınılması önerilmektedir.

Düşük kemik yoğunluğuna neden olan ikincil sebeplerin düzenlenmesi

Menopoz öncesi kadında, ikincil neden tespit edilirse, tedavi bu hastalık veya anomaliye yönelik olmalıdır.

            Menopoz öncesi osteoporozu olan kadınlarda; düşük kemik kitlesi veya osteoporozun tedavisi için rehberler bulunmamakla birlikte, osteoporozun genel prensipleri bakılarak hastaları en iyi ve güvenli bir şekilde tedavi etmekte ve önerilerde bulunmaktayız, önemli olan kırık oluşmadan risk faktörlerini gözden kaçırmadan olası risk faktörlerine sahip bireylerin ilgili uzman hekime başvurmasıdır..

Haber Etiketleri:

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat