HACERÜL ESVED

Allah taala Cennette Ruhlarımızı yaratınca “Elestü birabbikum” diye hitap etti. Ruhlarımız “KÂLU BELA” dediler. Yani “Ben sizin rabbiniz değil miyim?” diye sorunca, bütün ruhlar “Evet sen bizim Rabbimizsin. Ne emredersen nereye davet edersen oraya geliriz.” dediler.

                Cenab-ı Allah Cennetten Ak yakuttan bir taş getirtti. Ruhlarımızın o sözünü, Kâlübela’yı oraya işletti.

                Daha sonra bu taş Hz. Adem, cennetten ayrılınca Ebu Kubeys dağına bırakıldı. Orada yıllarca kaldı. Cennetten ayrılmanın hüznü ve sıcak iklim nedeniyle, karardı, siyah taş oldu. Yani HACERÜL ESVED oldu.

                Peygamberimiz 35 yaşlarında iken KABE hakemliği yaptı. Taşı kazağının üstüne koydu. Dört kabile reisine dört bir ucundan tutturdu, tam yerine gelince bizzat kendi elleriyle yerleştirdi.

                Peygamberimiz Hacerül Esved’i öper, selamlardı. Hz. Ömer ey TAŞ seni rasülüllahın öptüğünü görmeseydim, asla öpmezdim deyince Hz. Ali “ya Ömer böyle söyleme” dedi, benim anlattığım şeyleri Hz. Ömer’e anlatınca Hz. Ömer “Ali olmasaydı, Ömer helak olmuştu.” demişti.

                Mültezim: Hacerül esvedle altın kapı arasındadır. Sıkı sıkıya yapışılan yer anlamındadır. Peygamberimiz göğsünü oraya yapıştırır, dua ederdi.

HİCR: Diğer adı hatim. Hicri İsmail’dir. Hilal şeklinde kabenin içinden sayılır.

                Hz. Aişe bir gün kabenin içine girmek istedi. Peygamberimiz Hz. Aişe’ye “Kabeye girmek istersen burada namaz kıl” buyurdu.

**

PEYGAMBERİMİZİN DOĞDUĞU EV

                Ebu Talip mahallesinde bulunmaktadır. Ebu Kubeys dağının yanındadır. Peygamberimiz 571 tarihinde bu evde dünyaya geldi. Sünneti ve göbeği kesilmiştir. Doğum anında gökten melekler inip Hz. Amine’nin evinin etrafında dönmeye başladılar. Doğumda Hz. Meryem ve Hz. Asiye de vardı. Annemiz Hz. Amine’nin sırtını sıvazladılar, soğuk bir şerbet sundular, kardan AK, şekerden tatlı idi.

                İki Cihan güneşi dünyaya gelince gülüyordu. Üzerine büyük bir toprak çanak koydular. Çanak ortadan ikiye ayrıldı.

                -İranlıların 1000 (bin) yıldan beri yanan ateşleri söndü.

                -Sema nehri taştı.

                -Semave gölü kurudu.

                Adını koydular Ahmet, ta ezelden Muhammed (SAV). Sonra süt anneye verildi. Orada 6 yaşına kadar kaldıktan sonra Mekke’ye getirildi.

Haber Etiketleri:

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat