ERKEKLERDE KEMİK ERİMESİ

Medicalpark Özel Tokat Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastalıkları Uzmanı Doktor Ayten Bayram Osteoporoz (Kemik erimesi) yazı dizisine erkeklerde olan Osteoporozla ilgili tanı, tedavi yöntemleri hastalığın evreleri hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

“Erkeklerde görülen kemik erimesi; kemik mikro-mimarisinin bozulması ve kemik kırılganlığının artması ile karakterize düşük kemik kütlesi ve artmış kırık riski ile giden bir kemik hastalığıdır.” diyen Uzmanı Doktor Ayten Bayram açıklamasını şöyle sürdürdü; “50 yaşın üzerindeki her 3 kadından 1 inde görülürken, erkeklerde bu oran 5 te 1 dir. Kemik erimesinin bu kadar fazla olması ve düşük enerjili travma ile gelişen kırıklar hastalığı önemli bir halk sağlığı problemi haline getirmiştir.  Türkiye'de de toplum giderek yaşlanmakta ve dolayısıyla kemik erimesi önemli bir sağlık sorunu olarak öne çıkmaktadır. Kemik erimesi, toplumda genel olarak bir kadın hastalığı olarak bilinmektedir; oysa kemik erimesi tanısı alan erkeklerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Çoğunlukla, hasta genç bir erkekse kemik erimesi olabileceği akla gelmemektedir. Böylece tanı konamayan hastaların sayısı artarken, erken tedavi yapılamadığı için bu hastalar ancak kemik erimesi kırıkları olduğunda tanı alabilmekte ve tedavi ile iyileşme de güçleşmektedir.

Erkeklerde kemik erimesine bağlı kırıklar nedeniyle ölüm oranları 2 kat fazladır, hayatta kalanların %50'si bağımsız yaşama dönemezler ve birçoğu uzun süreli bakıma muhtaç olurlar. Tüm bunlara rağmen erkekler osteoporozu pek kendi hastalıkları olarak kabul etmemektedir, ancak bu risk maalesef yoğun olarak onlarda da vardır.

Erkeklerde kemik erimesi kadınlardan 10 yıl daha geç gelişir. Buna rağmen sadece kalça kırığı değil omurga ve diğer büyük kırıklara bağlı ölüm oranı, erkeklerde kadınlara kıyasla daha yüksektir. Bu yüzden erken tanı ve nedenlerinin belirlenmesi son derece önemlidir 80 yaşındaki bir erkekte omurgada kemik yoğunluğu, genellikle 20 yaşındaki bir erkeğin %55’i kadardır; yaşlı kadınlarda ise 20 yaşındaki bir kadının sadece %40’ı kadardır. Birçok faktör kemik kırılganlığına neden olur;

Büyüme sırasında optimal kemik kütlesinin ve gücünün elde edilmesindeki başarısızlık, aşırı kemik yıkımı ve iskeletin mikro-mimarisinin bozulması, artan yıkımına karşı yetersiz kemik yapımı sonucunda her yenilenme  döngüsünün kemiğin küçük bir miktarını iskeletten uzaklaştırması, ek olarak yaşlılarda sık düşmeye bağlı artmış kırık riski gibi sebepler bu faktörler arasındadır.

Peki erkeklerdeki kemik erimesi nedenleri nelerdir;

Birincil ya da ikincil nedenlere bağlı erkeklik hormonu düzeyindeki düşüklükler, uzun süreli kortizon tedavileri, sindirim sistemi hastalıkları, vitamin D eksikliği, epilepsi ilaç tedavileri, zayıf beden kitlesi, idrarla aşırı kalsiyum atılımı, sigara kullanımı, geçmiş kırık öyküsü, ¬ son 1 yıl içinde düşme öyküsü, ailede kırık öyküsü, geçirilmiş felç hastalığı, şeker hastalığı tanısı, ¬ organ nakli, kanser hastalığı tedavisi alanlar, kan hastalıkları , hareketsizlik, barsak emilim yetersizliği, böbrek üstü bezi hastalıkları ve alkol alışkanlığı en sık tespit edilen erkeklerdeki kemik erimesi nedenleridir. Sigara kullananlarda kalça kırığı riski 1.8 kat, alkol kullananlarda 1.92 kat artmış durumdadır.

Bel ağrısı, boy kısalığı, giderek artan kamburlaşma kemik erimesi için uyarıcı bulgulardır.

Fizik muayenede, son 5 yılda 3 cm den fazla boyda kısalma var mı, sırtta kamburluk, kilo değişiklikleri, erkeklik hormonu yetersizliği belirtileri, kortizon fazlalığı, yürüme ve denge bozuklukları var mı muayenede bakılmalıdır.

Omurga  kemik kırıklarının değerlendirilmesi için omurga grafileri çekilmelidir.

Erkeklerde kemik mineral yoğunluğu ölçümleri kimlere yapılmalıdır?

Öncelikle kemik erimesi şüphesi olan veya tanı konan tüm hastalara çekilmelidir.

¬ 70 yaş üzeri tüm erkekler, ¬ 50-69 yaş arası risk faktörü olanlar, ¬ kendiliğinden oluşan kırıkları olanlar,¬ erkeklik hormonu düzeyinde düşüklüğü olanlar,  uzun süreli kortizon kullanımı, ¬ aktif sigara içimi, ¬ yoğun alkol tüketimi, ¬ zayıflık (%10), ¬ ilaçlar (epilepsi ilaçları, GnRH agonistleri, uzun süreli mide koruyucular, uzun süreli SSRI grubu depresyon ilaçlarını kullananlar ) ¬ kronik hastalıklar (KOAH, tirotoksikoz, hiperparatiroidizm, romatoid artrit).

Tedavide ise temel ilke olarak korunma ön planda tutulmalıdır. Çocukluktan itibaren kemik kütlesi artırılmaya çalışılmalı; bu amaçla kalsiyum alımı ve aktivite artırılmalıdır. Gonadal seks hormon yetersizlikleri erken dönemde tanımlanmalı, iltihaplı eklem romatizması hastalığı olan erkekler takibe alınmalıdır.

İleriki yaşlarda ise, yaşam tarzı değişiklikleri, kalsiyum alımı; 50-70 yaş arası erkeklerde 1000 mg/gün, 70 yaş üstü erkeklerde 1200 mg/gün olmalıdır. D vitamini eksikliği olanlarda uygun yerine koyma tedavisi yapılarak 25(OH) D düzeyi 30 ng/ml üzerine çıkarılmalıdır. D vitamin düzeyi normal olanlarda günlük 600-800 IU tüketim önerilmektedir. Kemik erimesi riski altındaki erkeklere haftada 3-4 kez 30-40 dakika ağırlık egzersizleri önerilmektedir. Kemik erimesi olan tüm erkeklerin sigarayı bırakması ve alkolü azaltması önerilmektedir. Evde düşmenin önlenmesine yönelik uyarlamalar yapılmalıdır.

Kemik mineral yoğunluğu ölçüm sıklığı şu aralarla olmalıdır; ¬ Tedavi almayan 70 yaş üzeri erkeklerde 2 yılda bir, ¬ tedavi altında olan hastalarda yılda bir, ¬ parathormon ilaç tedavisi alanlarda 6 ayda bir, ¬ ikincil nedenlere bağlı kemik erimesi olanlarda, kortizon kullananlarda 6 ay ya da yılda bir tekrarlanmalıdır. Bunun için kişilerin bir herhangi bir sağlık kuruluşunda Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanına başvurmaları önerilir.

Sonuç olarak vurgulamak gerekirse, normal koşullarda yaşlılık kaçınılmaz bir yaşam sürecidir. Önemli olan, yaşlanmanın normal doğal sınırlar içinde olabilmesi, yani sağlıklı yaşlanmanın sağlanabilmesidir.”

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat