İYOT DÜZEYLERİNİN YETERLİ OLMASI GEREKLİ

Turhal İlçe Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Aybulut 1-7 Haziran İyot Eksikliği farkındalık haftası dolayısıyla bilgilendirmelerde bulundu.

            Her yıl haziran ayının ilk haftasında iyot yetersizliği hastalıklarına dikkat çekmek ve bu hastalıkların yol açtığı sağlık problemlerini erkenden tespit edip önleyebilmek için çeşitli farkındalık çalışmaları yapıldığını söyleyen Aybulut, şunları kaydetti:

            "Vücudun büyüme, gelişme ve enerji metabolizmasını yöneten tiroid hormon fonksiyonlarının sağlıklı sürdürülebilmesi için iyot düzeylerinin yeterli olması gereklidir.

            Troid bezi, boyunda gırtlak kemiğinin altında 5x3x2 cm. ebadında, 20 gram ağırlığında iki lobdan oluşan bir bezdir. T3 ve T4 hormonlarını salgılar,bu hormonlar iyotlu amino asitlerdir.Bu hormonların yeterli miktarda üretilip salgılanması için yeterli miktarda iyot alınması gereklidir.

            Bu hormonlar doğum öncesi ve doğumdan sonra büyüme, beyin ve zeka gelişimini doğrudan etkiler, özellikle çocuklarda ilk 3-4 yılda beyin ve sinir sistemi gelişiminde çok önemli rol oynarlar, ayrıca vücudun metabolizma hızını artırırlar. İyot eksikliği bu etkileri olumsuz etkiler ve klinik belirtiler ortaya çıkar ki anne karnında başlayıp doğumsal olanlara Doğumsal (Konjenital) Hipotroidi denir ki bunlar da  bebeklik ve çocukluk  döneminde  vücut, beyin ve zeka gelişimi geri kalır. Önlenebilir zeka geriliklerinin en başta gelen nedeni bu tür doğumsal iyot eksikliğidir, okul çağındaki hipotroidi’li çocuklarda IQ düzeyinin yaşıtlarından 12-13 puan daha düşük olduğu bildirilmiştir.  Guatr, dikkat eksikliği, okul başarısında düşme, anksiyete,  depresyon, kabızlık,kilo artışı,dirençli kansızlık görülür,  ileri yaşlarda ise guatr,  troid kanseri, hipotroidi ve hipertroidi gibi troid hastalıkları  görülür.

            Normal bir erişkin günde 150 mikrogram iyot almalıdır, hamilelikte iyot ihtiyacı artar ki günde 250 mikrograma çıkar.

            İyot eksikliği en çok, hamile kadınlar, topraklarında  iyot azlığı olan  ülkelerde yaşayanlar, iyotlu tuz kullanmayanlar, vejeteryan ve vegan diyeti tercih edenlerde görülür. Ülkemiz toprakları da iyot içeriği yönünden yeterince zengin değildir.

            Konjenital (Doğumsal) Hipotroidi  erken tespit edilip gerekli tedbir ve tedavi yapılmazsa bebeğin vücut, beyin ve zeka gelişimi geri kalır,sağırlık,konuşma bozukluğu görülür.

            İyot eksikliği ve endemik guatr tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir halk sağlığı sorunudur.

            En çok iyot içeren besinler, kabuklu deniz ürünleri, tuzlu su balıkları, ıspanak,soya fasulyesi,  şalgam,kabak, kuru fasulye, sarımsak gibi sebzeler,çilek,süt-süt ürünleri ve peynirdir.

            Dünya Sağlık Örgütü, Türkiye’nin de içinde olduğu 18 Doğu Akdeniz ülkesinde yaptığı araştırmada nüfusun 3’te 1’inde iyot eksikliği tespit etmiştir. Bunun üzerine diğer ülkeler gibi ülkemizde de 2000 li yıllarda iyotlu tuz kullanılması yönünde gerekli yasal düzenlemeler yapılmıştır ve sofra tuzuna iyot ilave edilmektedir. Kaya tuzu, Himalaya tuzu gibi tuzlar değil, iyotlu sofra tuzu tercih edilmelidir. Ancak aşırı tuz tüketiminden kaçılmalıdır, günlük 4-5 gr. iyotlu tuz yeterlidir.

            İyot eksikliği erişkinde dönemde de guatr ve bazı klinik belirtiler yapar, ancak en ciddi etkisi hamile kadınlar ve bebekleri üzerinedir. Bu anneler Konjenital Hipotridi’li erken tanı konulup tedavi altına alınmazsa beyin, sinir, kas, iç organ gelişiminde sorunlar olan ve ileri yaşlarında zeka geriliği olabilecek bebek sahibi olabileceklerdir. Bunun için bebek doğar doğmaz , Topuk Kanı tarama testi yapılarak konjenital hipotroidi olup olmadığının en erken safhada tespiti ile bu yönde bir bulgu tespit edilirse derhal gerekli tedaviye başlanması ve takip altında tutulmasıdır.

ULUSAL YENİ DOĞAN TARAMA PROGRAMI( TOPUK KANI TARAMASI)

            Tarama programı 1986 yılında FKU (Fenil ketonüri) Tarama Programı olarak başlamış, 2006 yılında Konjenital Hipotroidi eklenmiş ve programın adı “Ulusal  Yeni doğan Tarama Programı” olarak değiştirilmiş, programa 2008 yılında Biyotidinaz eksikliği,2015 yılında da Kistik Fibrozis eklenmiştir. Taramayla,  yeni doğandan daha hastaneden çıkarken alınan topuk kanının analizi ile  Konjenital Hipotroidi, Fenil Ketonüri, Kistik Fibrozis ve Biyotidinaz enzim eksikliği gibi çok önemli hastalıklar çok erken tespit edilebilmektedir.Bu nedenle, her yeni doğan bebekten mutlaka TOPUK KANI  alınmalıdır.Bu testle erken tespit edilerek bebekte ilerde oluşacak zeka geriliği ve diğer çok önemli hastalıklar önlenebilmektedir."

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat