REKTUM KANSERİ VE BİLİNMEYENLER

Medicalpark Özel Tokat Hastanesi Genel Cerrahi Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. M. Kemal Dursun Rektum Kanseri hakkında tanı, tedavi yöntemleri ve yapılması gerekenlerle alakalı bilgilendirmelerde bulundu.

            Kolorektal  kanser en sık görülen 3.kanser türüdür. Dünyada her yıl 1 milyondan fazla kişiye kolorektal kanser tanısı konulmakta ve bunların  % 50’sinden fazlasında hastalık metastaz ile seyretmektedir. Avrupa’da yılda 212.000 kişi kolorektal kanser sebebiyle hayatını kaybetmektedir. Kolorektal kanserlerin 1/3’ü rektum kanseridir. Sağlık Bakanlığının 2006 yılında yayımladığı kanser istatistiklerine göre ülkemizde rektum kanseri insidansı tüm kanserler arasında erkeklerde 8. Ve kadınlarda 10. sıradadır.

            Semptomatik olan hastaların çoğunda dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, makattan kan gelmesi, makatta dolgunluk hissi veya karın ağrısı vardır. Karın ağrısının nedeni kısmi tıkanma ya da peritona yayılım olabilir. Rektum kanseri pelvik taban kaslarını tutarak ağrılı dışkılamaya yol açabilir. Dışkılama esnasında ağrı, karında şişkinlik, bulantı, kusma, kilo kaybı ve düşkünlük olabilir. Hastaların önemli bir kısmında hiçbir belirti olmayabilir. Kolorektal kanser tanısı konan hastaların yaklaşık % 20'si tanı anında uzak metastaz yapmış durumdadır.

            Rektum kanseri en sık bölgesel lenf nodları, karaciğer, akciğer ve peritona yayılır. Alt rektum kanserleri ilk olarak doğrudan akciğere yayılabilir.

            Rektum kanserlerinin kolorektal kanserler arasında her evrede sağ kalımın en olumsuz olduğu tümörler olduğu bilgisi, günümüzde rektum kanseri lehine değişmektedir. Cerrahi tekniğin daha mükemmelleştirilmesi ve kemo-radyoterapilerle son yıllarda rektum kanserlerinde 5 yıllık sağ kalım sürelerinin kolon kanserinden daha iyi olmasına yol açtığı görülmektedir. Rektum kanserinin birinci tedavisi cerrahidir. Küratif cerrahi sonrası 5 yıllık sağ kalım evre I, II VE III için sırasıyla yaklaşık % 80-90 , %50-60 ve %30-40’dır.

            Tanı genellikle rektal tuşe ve rektosigmoidoskopi ile konur. Kolonoskopisenkron lezyonların saptanması için hemen her hastada önerilir.

            Rektum kanserinin belirti ve bulguları diğer maligniteler ve hemoroid, divertiküler hastalık, enfeksiyon ve inflamatuar barsak hastalığı gibi benign hastalıklarla karışabilir. Primernon-Hodgkinlenfoma rektumda görülebilir. Karsimoid tümörlere 2 cm ‘ den küçük submukozalnodüller olarak rektumda rastlanabilir. Bunlar genellikle iyi seyirlidir. Klinik yaşamda cerrahlararalıklı , minimal parlak kırmızı renkli rektal kanama yakınması ile başvuran hastalarla sıklıkla karşılaşırlar. Tuvalet kağıdına taze kan bulaşması, dışkılamadan sonra birkaç damla kan akması ya da  dışkı üzerinde küçük miktarda kan bulaşığı olması genellikle benign etiyolojilerden kaynaklanır.Ancak, bu hastalardan hangilerinde rektum kanseri araştırması yapılması önemli bir konudur.

            Rektum kanserinde cerrahi tedaviden sonra prognozu belirleyen en önemli faktör tümörün evresidir. Bölgesel lenf nodlarının metastatik olması da  kötü prognostik faktördür, kemoterapi ve / veya radyoterapi endikasyondur. Rezidü tümör kalması ya da çevresel rezeksiyon sınırı pozitif olması kötü prognostik faktördür. Karsinoembroyenik  antijen (CEA)'nın 5 ng/ml üstünde olması evreden bağımsız kötü prognoza işaret eder.

REKTUM KANSERİNDE KLİNİK BULGULAR

-Karın ağrısı (yüzde 44)

-Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik (yüzde 43)

-Hematokezya (yüzde 40)

-Halsizlik (yüzde 20)

-Anemi (yüzde 11)

-Kilo kaybı (yüzde 6)

MİNİMAL REKTAL KANAMASI OLAN HASTALARDA KOLONOSKOPİ ENDİKASYONLARI

-Yaşına bakılmaksızın kolonoskopi gerekenler

Anemi, dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, dışkı çapında ya da kıvamında değişiklik olanalrda kolonoskopi yapılmalıdır.

Dışkıda gizli kan pozitif bulunmuş hastalara kolonoskopi yapılmalıdır (hemoroidler dışkıda gizli kan pozitifliğini etkilemez)

Ailevi öyküsünde FAP ya da HNCPCC sendromu olan hastalara kolonoskopi yapılmalıdır.

İkinci kez minimal rektal kanama ile başvuran hastalara yapılmalıdır.

-50 yaş üzeri hastalar

50 yaşın üzerinde minimal rektal kanaması olan hastalarda klinik muayene bir anokrektal pataloji bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kolonoskopi yapılmalıdır.

-40-50 yaş grubu

Bu yaş aralığındaki minimal rekteral kanaması olan hastalara en azından sigmoidoskobi yapılmalıdır. Sigmoidoskopide kanama odağı bulunmazsa kolonoskopi yapılmalıdır.

-40 yaşından küçükler

İleri tetkik gerekmez

Haber Etiketleri:

YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yapılmadı...

Haberi Yorumla

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *


Tartışma Başlat